Belirli İş Sözleşmesi ve Kıdem Tazminatı Hakları Rehberi

İş hukukunda asıl olan sözleşme türü “belirsiz süreli” iş sözleşmesidir. Ancak işin niteliği gereği, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif şartlara bağlı olarak taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesi kurulabilmektedir. Bu sözleşme türünde en çok merak edilen ve yargıya taşınan konu, sözleşme süresinin sonunda işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağıdır. Genel kanının aksine, belirli süreli sözleşmelerde kıdem tazminatı hakkı tamamen ortadan kalkmış değildir; ancak bu hakkın doğumu, belirsiz süreli sözleşmelere göre farklı yasal dinamiklere ve Yargıtay içtihatlarına dayanır. 2026 yılı güncel iş hukuku pratikleri ışığında, belirli süreli sözleşmelerde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve sözleşmenin yenilenmesi süreçlerini detaylı bir hiyerarşi içinde ele alacağız.

1. Belirli Süreli İş Sözleşmesinin Kurulma Şartları

4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, belirli süreli bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için mutlaka objektif bir neden bulunmalıdır.

  • Objektif Nedenler: İşin bitişinin belirli bir tarihe bağlanması, belirli bir projenin tamamlanması veya geçici bir ihtiyacın ortaya çıkması (Örn: doğum iznine ayrılan çalışanın yerine bir yıllık sözleşme yapılması) gibi durumlardır.
  • Geçersizlik Durumu: Eğer objektif bir neden olmaksızın belirli süreli sözleşme yapılmışsa, bu sözleşme başlangıçtan itibaren “belirsiz süreli” kabul edilir ve işçi tüm haklarını bu statü üzerinden talep edebilir.

2. Sözleşme Süresinin Bitiminde Kıdem Tazminatı

Belirli süreli iş sözleşmelerinde kıdem tazminatı hakkı, sözleşmenin nasıl sona erdiğine bağlı olarak şekillenir.

2.1. Sözleşmenin Kendiliğinden Sona Ermesi

Eğer taraflar arasında yapılan sözleşme, belirlenen tarihin gelmesiyle (veya işin bitmesiyle) kendiliğinden sona ererse, kural olarak işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sözleşmenin süresinin dolması bir “fesih” işlemi değil, sözleşmenin doğal bir sonucudur. Ancak bu durumun çok önemli bir istisnası bulunmaktadır.

2.2. İşverenin Yeni Sözleşme Teklif Etmemesi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları doğrultusunda; belirli süreli iş sözleşmesi süresinin sonunda işveren tarafından yenilenmeyeceği bildirilmişse veya işveren yeni bir sözleşme teklif etmemişse, bu durum işveren fesihi olarak kabul edilir. Bu durumda, işçinin kıdemi 1 yılı doldurmuşsa, işçi kıdem tazminatına hak kazanır.

3. Belirli Süreli Sözleşmede İhbar Tazminatı ve İş Güvencesi

Belirli süreli sözleşmelerin doğası, diğer tazminat hakları ve iş güvencesi hükümleri üzerinde de kısıtlayıcı etkilere sahiptir.

  • İhbar Tazminatı: Belirli süreli iş sözleşmelerinde sürenin bitimiyle sona erme durumunda ihbar tazminatı ödenmez. Çünkü her iki taraf da işin ne zaman biteceğini en baştan bilmektedir; dolayısıyla bir “bildirim süresi” (ihbar öneli) tanıma zorunluluğu yoktur.
  • İşe İade Davası: Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçiler, sözleşmenin süresinin sonunda yenilenmemesi durumunda işe iade davası açamazlar. İş güvencesi hükümleri (30 işçi kuralı vb.) kural olarak belirli süreli sözleşmelerde uygulanmaz.

4. Sözleşmenin Süresinden Önce Feshi

Eğer taraflardan biri, sözleşme bitiş tarihinden önce sözleşmeyi haksız olarak feshederse durum değişir.

  • İşveren Tarafından Haksız Fesih: İşveren, sözleşme süresi dolmadan işçiyi haklı bir neden (4857/25-II) olmaksızın işten çıkarırsa, işçinin en az 1 yıllık kıdemi varsa kıdem tazminatı ödenmek zorundadır. Ayrıca işçi, sözleşmenin kalan süresine ait ücretlerini “bakiye süre ücreti” adı altında tazminat olarak talep edebilir.
  • İşçi Tarafından Haklı Fesih: İşçi, sözleşme süresi dolmadan haklı bir nedenle (Örn: maaşın ödenmemesi, mobbing) sözleşmeyi feshederse, yine 1 yıllık kıdem şartıyla kıdem tazminatını alabilir.

5. Zincirleme (Üst Üste) Yapılan Sözleşmeler

Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça birden fazla üst üste yapılamaz. Buna “zincirleme iş sözleşmesi” denir.

  • Belirsiz Süreliye Dönüşüm: Eğer bir işçi ile objektif bir neden olmaksızın üst üste belirli süreli sözleşmeler imzalanıyorsa, bu sözleşme artık “belirsiz süreli” hale gelmiş sayılır.
  • Hakların Kazanımı: Sözleşme belirsiz süreliye dönüştüğü an, işçi hem kıdem tazminatı hem de ihbar tazminatı haklarını belirsiz süreli çalışan bir işçi gibi (işten çıkarıldığında) talep edebilir.

6. Sıkça Sorulan Sorular

  1. 1 yıllık belirli süreli sözleşmem bitti, işveren “uzatmayalım” dedi. Tazminat alabilir miyim? Evet, Yargıtay’ın güncel görüşüne göre işverenin yenilememe iradesi fesih sayılır ve 1 yıllık süreyi doldurduğunuz için kıdem tazminatı almanız gerekir.
  2. Kendi isteğimle sözleşme sonunda “ben devam etmek istemiyorum” dersem tazminat alır mıyım? Hayır. Sözleşmeyi yenilememe iradesi işçiden gelirse, bu durum istifa hükmündedir ve kıdem tazminatına hak kazanılamaz.
  3. Proje bazlı çalışıyorum, proje bitti. Durum nedir? Eğer sözleşme “projenin bitimiyle sona erer” şeklinde yapılmışsa ve proje gerçekten bitmişse, sözleşme kendiliğinden sona erer ve tazminat hakkı doğmaz (işverenin yeni bir proje teklif etme yükümlülüğü yoktur).

Sonuç ve Değerlendirme

Belirli süreli iş sözleşmesi, işçinin tazminat haklarını sınırlandırmak için kullanılan bir araç olmamalıdır. 2026 yılı hukuk uygulamalarında, mahkemeler sözleşmenin adından ziyade “neden yapıldığına” ve “kimin sonlandırdığına” odaklanmaktadır. İşçinin 1 yıllık emeğinin karşılığı olan kıdem tazminatı, işverenin sözleşmeyi yenilememe kararı ile doğrudan tetiklenen bir haktır. Hak kaybına uğramamak adına, sözleşme bitiminde taraflar arasında yapılan yazışmalar (WhatsApp, e-posta veya noter ihtarı) ileride açılacak bir tazminat davasında en güçlü delilleri oluşturacaktır.

Hukuki hakların korunması, sözleşme türünün doğru analiz edilmesiyle başlar.

 

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir