Kategori: Blog

  • Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi

    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi

    Tarafıma tebliğ edilen ve icra dosyası kapsamında düzenlenen maaş haczi müzekkeresine karşı, yasal süresi içerisinde itiraz etme zorunluluğu doğmuştur. Anılan müzekkere, borcun dayanağı, miktarı, fer’ileri ve hesaplama yöntemi bakımından açık, anlaşılır ve denetime elverişli bir içerik taşımamakta; bu haliyle hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık oluşturmaktadır. Ayrıca haciz işlemi, İcra ve İflas Kanunu’nun 83. maddesinde düzenlenen ve borçlunun asgari yaşam koşullarını korumayı amaçlayan sınırlamalar gözetilmeksizin tesis edilmiş, borçlunun geçimini sürdürebilmesi için zorunlu olan gelirine ölçüsüz biçimde müdahale edilmiştir. Maaş haczinde uygulanması gereken yasal kesinti oranlarının aşılması, borçlunun temel ihtiyaçlarını karşılamasını fiilen imkânsız hale getirmekte ve sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bununla birlikte, hacze esas alınan alacak kalemlerinin hukuki dayanağı tarafıma usulüne uygun şekilde bildirilmemiş, bu suretle savunma ve itiraz hakkım etkin biçimde kullanılmaktan alıkonulmuştur. Hukuki dinlenilme hakkı ve silahların eşitliği ilkeleri gereği, borçluya yöneltilen taleplerin açık ve somut biçimde ortaya konulması zorunludur. Bu nedenlerle, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak hukuki ve fiili gerekçeler doğrultusunda, maaş haczi müzekkeresine itiraz edilmesi ve haczin yasal sınırlar çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi talebiyle işbu itiraz dilekçesinin sunulması gereği hasıl olmuştur.

     

    Maaş Haczi Müzekkeresine İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    …  …… İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

    DOSYA NO: ……./…….. E.

    CEVAP VEREN 3. ŞAHIS :

    VEKİLİ :

    BORÇLU :

    ALACAKLI :

    VEKİLİ :

    KONUSU : Maaş haczi müzekkeresine cevabımızdır.

    AÇIKLAMALAR : Müdürlüğünüzün yukarıda numarası yazılı dosyasından borçlu ……………. hakkında gönderilen maaş haczi müzekkeresi müvekkil şirkete ………. tarihinde tebliğ olunmuştur.

    Dosyanız borçlusu ………., ……………. tarihi itibarı ile işten ayrılmış olup, müvekkil şirketten herhangi bir hak veya alacağı bulunmadığından, maaş haczi kesintisi talebiniz yerine getirilememiştir.

    Gereğini vekaleten talep ederim.   ………………………………

    Vekili Av. ………………………

     

  • Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi

    Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi

    Tarafıma tebliğ edilen ve koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin olduğu bildirilen karar içeriği, gerek maddi vakıa gerekse hukuki değerlendirme bakımından açık, somut ve denetime elverişli nitelik taşımadığından, yasal süresi içerisinde itiraz etme zorunluluğu doğmuştur. Anılan karar, geri alma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın tesis edilmiş; savunma hakkımın etkin biçimde kullanılmasına imkân tanımayan eksik ve hatalı değerlendirmelere dayanmıştır. Koşullu salıvermenin geri alınması, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkını doğrudan etkileyen ağır bir tedbir olup, bu nitelikteki kararların ancak somut deliller, açık gerekçeler ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde verilmesi mümkündür. Oza infaz hukuku bakımından temel amaç, hükümlünün topluma yeniden kazandırılması olup, bu amaca aykırı biçimde ve orantısız şekilde uygulanan geri alma kararları, hukuki güvenlik ilkesini zedelemektedir. Mevcut durumda, isnat edilen ihlallerin oluşmadığı, oluştuğu kabul edilse dahi koşullu salıvermenin geri alınmasını gerektirecek ağırlıkta olmadığı açıkça ortadadır. Ayrıca karar gerekçesinde, olayın koşulları, hükümlünün sosyal durumu ve infaz sürecindeki olumlu tutumları dikkate alınmamıştır. Bu nedenlerle, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak hukuki ve fiili sebepler doğrultusunda, koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin kararın kaldırılması talebiyle işbu itiraz dilekçesinin sunulması zarureti hasıl olmuştur.

     

    Koşullu Salıverilmenin Geri Alınmasına İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    ……………………………..’ NE;

     

    DOSYA NO                      :  …/… E.

     

    SANIK                             

     

    MÜDAFİİ                         :

               

    KONU                               :

     

    A Ç I K L A M A L A R

    1-) Müvekkilimiz hakkında ….. Ceza Mahkemesi’nin …/…/… tarih ve …./…. E. …./… K. sayılı dosyası ile verilen …/…/…. tarihinden itibaren şartlı tahliye edilmesine dair karar, müvekkilin …/…/…. tarihinde işlemiş olduğu başka suç sebebiyle şartla tahliyenin geri alınmasına karar verilmiştir.

    2-) Müvekkilimizin şartla tahliye kararına konu ceza süresi … ay … gün olup bihakkın tahliye tarihi …/…/… tarihidir. Şartla tahliye kararının geri alınmasına neden olan kasıtlı suçun bihakkın tahliye tarihinden sonra …/…/…tarihinde işlenmesi nedeniyle şartla tahliye kararının geri alınması şartları oluşmadığından aynen infaz kararı verilemeyecektir.

    3-) Belirtilen sebeple şartla tahliyenin geri alınması kararının tekrar incelemeye alınmasını müvekkil adına vekaleten talep ederiz. …/…/…

    EKLER:

    1-) … Mahkemesi …./…. E. …./… K. sayılı dosyası

    2-) Bir adet onaylı vekaletname örneği

    Hükümlü Müdafii

                                                                                                                           Av.

     

  • Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi

    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi

    Tarafıma ulaşan bilgi ve belgeler doğrultusunda, ilgili avukatın Avukatlık Kanunu ile Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nde açıkça düzenlenen reklam ve haksız rekabet yasağına aykırı eylemlerde bulunduğu anlaşılmıştır. Anılan avukat tarafından, sosyal medya, internet siteleri ve çeşitli dijital mecralar üzerinden yapılan paylaşımlarda, mesleki faaliyetlerin ticari bir reklam niteliğine büründürüldüğü, meslek onuru ve etik kurallarla bağdaşmayan tanıtım yöntemlerine başvurulduğu tespit edilmiştir. Bu tür uygulamalar, avukatlık mesleğinin bağımsızlığına, tarafsızlığına ve saygınlığına zarar vermekte; meslektaşlar arasında haksız rekabet ortamı oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğinin kamusal yönü ve toplumsal sorumluluğu gereği, mesleğin icrasında dürüstlük, ölçülülük ve meslek kurallarına bağlılık esastır. Ancak somut olayda, reklam yasağının açık biçimde ihlal edildiği, bu suretle hem meslek etiğinin hem de hukuki düzenlemelerin göz ardı edildiği görülmektedir. Bu nedenle, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak hukuki ve fiili gerekçeler doğrultusunda, ilgili avukat hakkında disiplin soruşturması başlatılması ve gerekli yaptırımların uygulanması talebiyle işbu reklam yasağına aykırılık nedeniyle baroya şikâyet dilekçesinin sunulması zorunluluğu doğmuştur.

     

    Avukatlık Reklam Yasağı Şikayet Dilekçesi Örneği

     

    … BAROSU BAŞKANLIĞI’NA

    ŞİKAYET EDEN :

    ŞÜPHELİLER     : www.avukat.av.tr sitesi sorumluları

    SUÇ                       :1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 55 ve 164. Maddelerine, TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9.maddesine aykırılık

    SUÇ KONUSU :Avukatlık reklam yasağına aykırı olarak faaliyet gösteren internet sitesi

    AÇIKLAMALAR: Bilindiği üzere Avukatlık mesleği ticari faaliyet niteliğinde olmayıp, Anayasamızın 135.maddesi gereği  Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek kuruluşlarına bağlı olarak görevini ifa eden kamu görevi niteliğindedir.

    1136 SAYILI KANUNU Madde 55: Avukatların iş elde etmek için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tebalalarında ve basılı kağıtlarında avukat unvanı ile akademik unvanlarından başka sıfat kullanmaları yasaktır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Bu yasak, ortak avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı hakkında da uygulanır. (Ek.2/5/2001-4667/35.m) Yukarıdaki yasaklara ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliğince düzenlenecek yönetmeliklerle belirlenir.

    Türkiye Barolar Birliği Reklam Yönetmeliği Madde 9/3-c: İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesinde veya kendi sitesinden başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    İnternet ortamında Google arama motorunda yapılan Bursa En İyi Avukat, Bursa Avukat, Bursa Boşanma, Bursa Ceza gibi ifadeler yazıldığında www.avukat.av.tr web sitesi çıkacak şekilde internet ortamında reklam verilmiştir.

    İlgili internet sitesine girildiğinde çok açıkça görüleceği şekilde, ÜCRETSİZ DANIŞMA bölümü mevcuttur. Bu tür ücretsiz verilen hukuki danışmanlıklar mesleki etik kurallarına aykırı olduğu gibi Avukatlık Kanunu madde 164’e de aykırıdır.

    İnternet ortamında Google arama motorlarında en başta ve en üstte çıkmak için paralar yatırarak tıklanmanın sağlanması, yatırılan para karşılığında üste çıkma, paralı üste çıkma sebebiyle tıklanma nedeniyle yine üste çıkartılması, sosyal paylaşım hesapları ara yüzlerine gizli kelimeler koyarak paralı öne çıkarma yapılmasının Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği ile bağdaşmadığı aşikardır.

    HUKUKİ AYKIRILIKLAR:

    • 1136 sayılık Avukatlık Kanunu’nun 55/1 numaralı maddesinde ‘reklam yasağı’ düzenlenmiştir. Buna göre; Avukatların iş elde etmek

    için, reklam sayılabilecek her türlü teşebbüs ve hakarette bulunmaları ve özellikle tabelalarında ve basılı kağıtlarında avukat ünvanı ile akademik unvan kullanmaları yasaktır.

    • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164/4 numaralı maddesinde, Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Ücretsiz dava alınması halinde, durum baro yönetim kuruluna bildirilir.(Değişik üçüncü ve dördüncü cümle:13/1/2004 – 5043/5 md.) Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde; değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarını incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilâmın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-a numaralı maddesinde, (Değişik: RG 7/9/2010-27695)5 Site sahibi ya da sahiplerinin adı soyadı varsa akademik unvanı, avukatlık ortaklığı ise tescil unvanı, avukatlık bürosu ise büro unvanı, fotoğrafı, Türkiye Barolar Birliği ve baro sicil numaraları, mesleğe başlama tarihi, mezun oldukları üniversite, bildikleri yabancı dil, mesleki faaliyetin yürütüldüğü büro adresi, telefon ve faks numaraları, e-posta adresi, baro ve Türkiye Barolar Birliği seçimlerine yönelik oy verecek üye ve delegeleri kendileri ve diğer adaylar hakkında bilgilendirme gibi bilgilerin bulunmasını sağlar,
    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-b numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik olmamak ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açmamak kaydıyla internet sitelerini arama motorlarına kayıt ederken anahtar kelime (keyword) olarak; “adı ve soyadı”, “avukatlık ortaklığı unvanı”, ”avukatlık bürosu unvanı”, “bulunduğu şehir ve kayıtlı oldukları baro” “avukat, hukuk, hukukçu, adalet, savunma, iddia, eşitlik, hak” dışında bir sözcük ya da tanıtım tümcesi kullanamaz,

    • Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 9/3-c numaralı maddesinde,

    İş sağlama amacına yönelik ve meslektaşlarıyla haksız rekabete yol açacak şekilde, internet kullanıcılarını kendi sitesine veya kendi sitesinden bir başka siteye yönlendirecek internet kısa yolları kullanamaz, kullanılmasına izin veremez ve reklam veremez ve alamaz.

    NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,

    1)Avukatlık kanununa aykırı danışmanlık hizmeti veren www.avukat.av.tr sitesinin yayından kaldırılmasına,

    2)Şüpheliler tespit edilerek haklarında eylemlerine uyan Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Madde 12 hükümlerince gerekli soruşturmanın yapılarak, gereğinin yapılmasını saygılarımla talep ve arz ederim. ../../20..

     

  • Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi

    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi

    Tarafıma hukuki yardım sağlamakla yükümlü olan avukatın, vekâlet ilişkisi kapsamında üstlendiği mesleki sorumluluklara ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle, bağlı bulunduğu baroya şikâyette bulunma zorunluluğu doğmuştur. Anılan avukat, yürütmekte olduğu hukuki süreci gereği gibi takip etmemiş, müvekkil ile iletişim kurma yükümlülüğünü ihmal etmiş ve meslek kurallarına aykırı tutum ve davranışlar sergilemiştir. Bu durum, yalnızca tarafım açısından hak kayıplarına yol açmakla kalmamış, aynı zamanda savunma hakkının etkin kullanımını da ciddi biçimde zedelemiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları uyarınca, avukatların görevlerini dürüstlük, sadakat ve özen ilkeleri çerçevesinde yerine getirmeleri zorunludur. Mevcut olayda ise, söz konusu yükümlülüklerin ihlal edildiği açıkça görülmektedir. Ayrıca, dosya içeriği ve yapılan işlemler hakkında yeterli ve zamanında bilgilendirme yapılmaması, hukuki sürecin şeffaflık ve güven ilkeleriyle bağdaşmadığını ortaya koymaktadır. Bu nedenlerle, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak fiili ve hukuki gerekçeler doğrultusunda, ilgili avukat hakkında disiplin soruşturması başlatılması ve gerekli yaptırımların uygulanması talebiyle işbu baroya şikâyet dilekçesinin sunulması gereği hasıl olmuştur.

     

    Avukatı Baroya Şikayet Dilekçesi Örneği

     

    …….. BAROSU BAŞKANLIĞI’NA,

     

    ŞİKAYET EDEN            :

    ŞİKAYET EDİLEN

    AVUKAT                         :

    BARO SİCİL NO            :

    ŞİKAYET KONUSU      :….. isimli ve ….sicil Nolu avukatın meslek kurallarına aykırı

    hareketi sebebiyle şikayetimizdir.

     

    ŞİKAYET NEDENLERİ:

    1-) …. Barosu’na …. sicil No’su ile bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekte olan avukat….……’ya tarafımca boşanma davamı takip etmek üzere …./…/…. tarihinde vekalet verilmiştir. (EK-1)

    2-) Vekalet görevini üstlenmiş olduğu …. Aile Mahkemesinin …. sayılı boşanma davasında vekalet ücretini peşinen almış olmasına rağmen davamı gereği gibi takip etmediği gibi, dava sonuçlanmış olmasına rağmen dosyanın ayrıca temyize Yargıtay’a göndereceğini söyleyerek ek olarak ….. TL. daha almış ve haksız menfaat temin etmiş bulunmaktadır. (EK-2)

    3-) Bunun üzerine kendisini …… Noterliğinin ….yevmiye numaralı azilnamesiyle vekilliğimden azletmiş bulunmaktayım. (EK-3)

    4-) Açıklamaya çalıştığım nedenlerle; ilgili avukat hakkında gerekli tahkikatın yapılması amacıyla Sayın Başkanlığınıza şikayet etme zarureti tarafımızca hasıl olmuştur.

     

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklamış olduğumuz nedenlerle; şikayet olunan hakkında gerekli tahkikatın yapılmasını saygıyla talep ederim. …/…/…

     

    Şikayet Eden

                                                                                                           ……………..

    EKLER:

    1-) …/…/… tarihli vekaletname örneği

    2-) Ödeme makbuzları,

    3-) …/…/… tarihli azilname

     

  • Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi

    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi

    Tarafıma herhangi bir usule uygun tebligat yapılmaksızın kesinleştiği bildirilen trafik idari para cezasına karşı, yasal süresi içerisinde itiraz etme zorunluluğu doğmuştur. Anılan ceza tutanağı, düzenlenme şekli, tebliğ usulü ve dayandığı hukuki gerekçeler bakımından açık, anlaşılır ve denetime elverişli bir nitelik taşımamaktadır. Özellikle, idari yaptırım kararının tarafıma bildirilmeden kesinleştirilmiş olması, savunma hakkımın fiilen kısıtlanmasına ve hukuki dinlenilme ilkesinin ihlaline yol açmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, idari yaptırım kararlarının ilgilisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi zorunlu olup, bu koşul gerçekleşmeden cezanın kesinleşmesi hukuken mümkün değildir. Mevcut durumda, cezanın dayanağını oluşturan tespitlerin doğruluğu, delillerin yeterliliği ve ölçülülük ilkesi bakımından da ciddi tereddütler bulunmaktadır. Ayrıca, ödeme süresi ve indirim hakkı gibi temel haklardan yararlanma imkânım, tebligat eksikliği nedeniyle ortadan kaldırılmıştır. Bu nedenlerle, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak hukuki ve fiili gerekçeler doğrultusunda, tebliğ edilmeden kesinleştiği bildirilen trafik cezasına itiraz edilmesi ve idari yaptırım kararının iptali talebiyle işbu dilekçenin sunulması gereği hasıl olmuştur.

     

    Tebliğ Edilmeden Kesinleşen Trafik Cezası İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    NÖBETÇİ (…) SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE,

     

     

    İTİRAZ EDEN                                    :

     TC KİMLİK NUMARASI               :

    ADRES                                                  :

    VEKİLİ                                                 :

     ADRES                                                :

     İTİRAZA KONU TUTANAĞIN

    DÜZENLEME TARİHİ                   :

     TUTANAĞIN

    TEBELLÜĞ TARİHİ                       :

     KONU                                                 : …..Trafik Denetleme Şube’nin …/…/… Tarihli  ve ………… Seri Numaralı Trafik Ceza

    Tutanağında Yazılı Para Cezasının İptali İstemimizi İçerir Dilekçemizden İbarettir.

    A Ç I K L A M A L A R                            

    1-) Müvekkilimize ait ………… tescil plakalı motosikletiyle ilgili olarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 51. maddesine istinaden “Hız sınırlarına uymama suçu”nu işlendiği gerekçesiyle gıyabında kesilen toplam ………… -TL bedelli trafik cezası tutanağı düzenlenmiştir.

    2-) Müvekkilimiz Gelir İdaresi Başkanlığına ait internet sitesi üzerinden … yılı Motorlu Taşıtlar Vergisine ilişkin sorgulama yaparken bu trafik cezasından haberi olmuş; tarafına herhangi bir tebliğ yapılmadığından suçun içeriği ile ilgili bir bilgisi de bulunmamaktadır.

    3-) Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca “Trafik idari para cezası karar tutanaklarının tebliği,  5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20nci maddesinde yer alan soruşturma zamanaşımı süreleri içerisinde yapılır.”

    Ancak yasal süre içerisinde müvekkilimize söz konusu cezaya ilişkin olarak herhangi bir tebligatta bulunulmamıştır.

    4-) Yukarıda açıklanan nedenlerle mevzuata aykırı olarak, tebliğ edilmesi gerektiği halde tebliğ edilmeden kesinleştirilen itiraza konu trafik tutanağında yazılı para cezasının iptaline karar verilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER                : 2918 S. K. m. 51, 116; Trafik İdari Para Cezası Karar Tutanaklarının Düzenlenmesinde, Tahsilinde ve                                                                           Takibinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 10

     

    SONUÇ VE İSTEM                     : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığım nedenlerle itirazımızın kabulü ile mevzuata aykırı olarak düzenlenen ….-TL para cezasının iptaline karar verilmesini mahkemenizden saygıyla bilvekale talep  ederiz.  …/…/…

     

    İtiraz Eden Vekili

     Av.

     

  • Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi

    Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi

    Tarafıma tebliğ edilen ve mahkeme kararıyla tesis edilen kayyımlık uygulamasına karşı, mevcut koşulların ortadan kalkması ve hukuki gerekliliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu doğmuştur. Kayyım atanmasına esas teşkil eden olguların güncelliğini yitirmesi, korunması amaçlanan menfaatlerin artık kayyımlık tedbiri olmaksızın da güvence altına alınabilir hale gelmesi ve kısıtlamayı gerektiren sebeplerin sona ermesi karşısında, kayyımlığın devamı ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hukuk düzeni, kişilerin mülkiyet ve tasarruf hakkına yapılan müdahalelerin ancak zorunlu hallerde ve geçici süreyle uygulanmasını öngörmektedir. Bu kapsamda, kayyımlık tedbirinin süresiz ve denetimsiz biçimde sürdürülmesi, kişi hak ve özgürlüklerinin ihlali sonucunu doğurabilecektir. Mevcut durumda, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, kayyım atanmasını gerektiren şartların ortadan kalktığını açıkça ortaya koymaktadır. Ayrıca, kayyımlığın devamı nedeniyle doğan maddi ve manevi mağduriyetlerin önlenmesi açısından da bu tedbirin kaldırılması zaruri hale gelmiştir. Bu nedenlerle, aşağıda ayrıntılı şekilde açıklanacak hukuki ve fiili gerekçeler doğrultusunda, kayyımlık kararının kaldırılması talebiyle işbu dilekçenin sunulması gereği hasıl olmuştur.

     

    Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi Örneği

     

    ….. SULH HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    DAVACI                             :                                                                           TC No:

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                              :

    MADDİ İLGİLİ               :

    KONU                                : Kayyımlığın kaldırılması istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı dosyasında …. …. ‘nın nikahsız ilişki yaşadığı … …’dan …/…/…. tarihinde küçük … … dünyaya geldiği, buna dair olarak açılacak babalık davasında …. …. ile çocuğu küçük … …’ın menfaatlerinin çatışacağı gerekçesi ile küçük … …’a kayyım atanması istenmiş ve bu davanın neticesinde müvekkilimiz … …. kayyım olarak atanmış bulunmaktadır.

    2-) Sözü geçen babalık davası … Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı dosyasında …/…/… tarihinde açılmış,  işbu dava …/…/… tarihinde karara çıkmış ve …/…/… tarihinde de kesinleşmiştir.

    3-) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 447. Maddesi;

    “Temsil kayyımlığı, kayyımın yapmakla görevlendirildiği işin bitirilmesiyle sona erer.

    Yönetim kayyımlığı, kayyımın atanmasını gerektiren sebebin ortadan kalkması veya kayyımın görevden alınmasıyla sona erer.Yasal danışmanlık, vesayetin kaldırılmasına ilişkin hükümler uyarınca vesayet makamının kararıyla sona erer.” hükümlerine haizdir.

    Bu hüküm çerçevesinde babalık davasının açılmış ve kesinleşmiş olması nedeniyle müvekkilimizin kayyımlık görevi gereği üstlendiği iş sona ermiştir.

    4-) Açıklanan nedenlerle …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı ile kayyım olarak atanan müvekkilimizin kayyımlığının kaldırılmasını mahkemenizden isteme zorunluluğu işbu dilekçe ile hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER                : 6100 S. K. m. 1, 4, 5, 6; 4721 S. K. m. 403, 426,  428, 429, 430, 431, 477, 478.

    HUKUKİ DELİLLER                  : 1-) …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/…   …/… K.sayılı kararı

                                                                     2-)… Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı

     

    SONUÇ VE İSTEM                          : Açıklanan nedenlerle …. Sulh hukuk Mahkemesi’nin …/…/… T. …/… E. …/… K. sayılı kararı ile kayyım olarak atanan müvekkilimizin kayyımlığının kaldırılmasını mahkemenizden saygıyla talep ederiz.  …/…/….

    EKLER                                                :

    Davacı Vekili

              Av.

     

  • Müddetnameye İtiraz Dilekçesi

    Müddetnameye İtiraz Dilekçesi

    Tarafıma tebliğ edildiği bildirilen ve icra dosyası kapsamında düzenlenen müddetname içeriğine karşı, yasal süre içerisinde itiraz etme zorunluluğu doğmuştur. Anılan müddetname, borcun kapsamı, ödeme süresi, faiz hesaplamaları ve fer’iler yönünden açık, anlaşılır ve denetime elverişli bir nitelik taşımamakta; bu yönüyle hukuki belirlilik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Süre tayininde esas alınan hesaplamaların hatalı olması, borcun muacceliyet tarihi ile faiz başlangıç zamanının net biçimde ortaya konulmaması ve masraf kalemlerinin somut şekilde açıklanmaması, borçlunun savunma ve itiraz hakkını ciddi biçimde zedelemektedir. Hukuki dinlenilme hakkı gereği, taraflara yöneltilen taleplerin açık, somut ve denetlenebilir olması zorunludur. Mevcut durumda ise, eksik ve hatalı düzenlenen müddetnamenin hukuki sonuç doğurması mümkün değildir. Ayrıca, borcun gerçek durumu ve ödeme koşulları tam olarak ortaya konulmadan belirlenen sürenin bağlayıcılığı da tartışmalıdır. Bu nedenlerle, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak hukuki ve fiili gerekçeler doğrultusunda, müddetnameye itiraz edilmesi, sürenin ve borç kalemlerinin yeniden değerlendirilmesi talebiyle işbu itiraz dilekçesinin sunulması gereği hasıl olmuştur.

     

    Müddetnameye İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    …  CEZA MAHKEMESİ’NE

     

    İTİRAZ EDEN

    (HÜKÜMLÜ)                   :

     

    SAVUNMA:

     

    ADRESİ                            :

     

    KONU                               : Müddetnameye itirazımızdan ibarettir.

     

    AÇIKLAMALAR                   :

     

    1-) Müvekkilimiz hakkında … suçundan mahkemeniz ilamı ile hükümlü hakkında verilen … yıl … ay hapis cezasının infazı sırasında, Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen müddetnamede, şartla tahliye tarihi …/…/…, bihakkın tahliye tarihi ise …/…/… olarak belirtilmiştir.

     

    2-) Müvekkilimiz …/…/… tarihinde şartla tahliye edilmiş olup deneme süresi içinde ve …/…/… tarihinde … suçu nedeniyle …/…/… tarihinde gözaltına alınmış ve … ay … gün … Cezaevi’nde tutuklu kalmıştır. Kasten işlenen bu suç nedeniyle, müvekkilimiz hakkında verilen şartla tahliye kararı geri alınarak suç tarihinden, bihakkın tahliye tarihine kadar olan sürenin aynen infazına karar verilmiştir.

     

    3-) … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen …/…/… tarihli müddetnameye göre bu cezanın infazına …/…/… tarihinde başlandığı, … sayılı Yasa doğrultusunda çekmesi gereken cezadan … yıllık indirim uygulandığı, bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak belirlendiği anlaşılmıştır.

     

    4-) Müvekkilimizin hürriyetinin kısıtlanmasına neden olan … ay … günlük sürenin mahkemeniz hükmünün infazı sürecinde mahsup edilmesi Türk Ceza Kanunu gereğidir. Bu temelde müvekkilimiz hakkında düzenlenen müddetnamenin yeniden düzenlenerek bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak değiştirilmesi için mahkemenize başvurma zorunluluğu doğmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER  : 5237 S. K. m. 7; 5275 S. K. m. 107, 108.

     

    SONUÇ VE İSTEM                    : Yukarıda açıklanan nedenlerle itirazımızın kabulüne ve müvekkilimiz hakkında Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen müddetnamede belirtilen bihakkın tahliye tarihinin …/…/… olarak değiştirilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz. …/…/…

     

    Hükümlü Müdafii

     

  • Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi

    Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi

    Müteselsil borçluluk ilişkisinden kaynaklanan borcun ifası sırasında, tarafıma düşen sorumluluğun üzerinde ödeme yapılmış olması nedeniyle, fazla tahsil edilen bedelin iadesinin talep edilmesi zorunluluğu doğmuştur. Müteselsil borçlularda, borcun tamamından sorumluluk esas olmakla birlikte, her bir borçlunun nihai yükümlülüğü, kendi payı ile sınırlıdır. Bu kapsamda, alacaklıya yapılan ödemenin, tarafıma düşen payı aşması hâlinde, fazla ödeme tutarının sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iadesi gerekmektedir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu ve yerleşik yargı içtihatları uyarınca, hukuki dayanağı bulunmaksızın elde edilen veya muhafaza edilen bedellerin geri verilmesi esastır. Somut olayda, ödeme planı, borcun kapsamı ve müteselsil borçlular arasındaki iç ilişki dikkate alındığında, tarafımdan yapılan ödemenin makul ve hakkaniyete uygun sınırları aştığı açıktır. Ayrıca fazla ödemenin iadesinin talep edilmemesi hâlinde, telafisi güç zararların doğması kaçınılmazdır. Bu nedenle, aşağıda ayrıntılı şekilde açıklanacak hukuki ve fiili gerekçeler doğrultusunda, müteselsil borçlu sıfatıyla tarafımdan yapılan fazla ödemenin tahsili amacıyla işbu dilekçenin sunulması gereği hâsıl olmuştur.

     

    Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

    DAVACI                           :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                            :

    ADRES                             :

    DAVALI                           :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Müteselsil borçlu sıfatıyla yapılan fazla ödemenin diğer borçludan tahsili istemimizi içerir dilekçemizdir.

    DAVA DEĞERİ              :

    AÇIKLAMALAR           :

    1-) Müvekkilimiz ve dosyamız davalısı (diğer dosya borçlusu) aleyhine ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosya ile bono sebebiyle icra takibi başlatılmıştır. Toplam dosya borcu…….- TL olup müvekkilimiz dosyamız davalısı (borçlu) ile bonoyu kefil hanesini de boş bırakarak birlikte imzalamıştır.

    2-) Müvekkilimiz icra dosya borcunun tamamı olan ……..-TL’yi …/…/… tarihinde dosya alacaklısına ödemiş bulunmaktadır. Ancak yukarıda belirtilen sebeplerden ötürü ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. maddesinde belirtilenAksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” Hüküm de dikkate alınarak müvekkilimizin davalı ile müteselsil borçlu olmasından ötürü asıl borç olan ………-TL’nin 1/2’sinden sorumlu olması gerekmektedir.

    3-) Müvekkilimizin davalı ile birlikte imzaladıkları bonoya dayalı olarak bono alacaklısına yaptığı fazladan ……-TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsili için işbu davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER  6098 S. K. m.167; 6100 S. K. m. 2, 6

    HUKUKİ DELİLLER    :

    1-) ……… İcra Müdürlüğü’nün ……/…… esas sayılı dosyası

    SONUÇ VE İSTEM        : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, bono alacaklısına müvekkilimiz tarafından yapılan …….-TL ödemenin müteselsil borçludan temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

                                                                                                        Davacı Vekili

    Av.

     

  • Adli Tıp Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

    Adli Tıp Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

    Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar, ceza ve hukuk yargılamalarında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli deliller arasında yer almakta olup, mahkemelerin karar sürecini doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte, raporların eksik incelemeye dayanması, bilimsel verilerle çelişmesi veya dosya kapsamıyla uyumsuz değerlendirmeler içermesi hâlinde, söz konusu raporlara karşı itiraz edilmesi hukuki bir zorunluluk hâlini almaktadır. Adli Tıp raporuna karşı sunulacak itiraz dilekçesi, rapordaki çelişkili tespitlerin, eksik değerlendirmelerin ve bilimsel hataların açık ve somut biçimde ortaya konulmasını amaçlar. Bu kapsamda, raporun hangi yönlerden hatalı olduğu ayrıntılı şekilde açıklanmalı, varsa özel hastane raporları, uzman görüşleri ve tıbbi belgelerle iddialar desteklenmelidir. Ayrıca, maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkarılabilmesi için, dosyanın yeniden incelemeye gönderilmesi veya yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilmelidir. Hukuki dinlenilme hakkı ve adil yargılanma ilkesi gereği, yargılamaya esas alınacak tıbbi değerlendirmelerin bilimsel, tarafsız ve denetime elverişli olması büyük önem taşır. Bu doğrultuda, aşağıda ayrıntılarıyla açıklanacak nedenlerle, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapora itiraz edilmesi ve yeniden değerlendirme yapılması talebiyle işbu dilekçenin sunulması gereği doğmuştur.

    Adli Tıp Kurumu Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    DOSYA NO                                   : …/… E.

    MÜŞTEKİ  (T.C)                        :

    ADRES                                          :

    VEKİLİ                                          :

    ADRES                                          :

    SANIK                                           :

    ADRESİ                                        :

    VEKİLİ                                         :

    ADRES                                          :

    KONU                                            : …/…/… tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna karşı itirazlarımızı

    içerir.

    AÇIKLAMALAR               

    1-) Mahkemenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan dosyasında …/…/… tarihinde alınan ilk bilirkişi raporunda “sağ omuz üstte künt cisimle oluşmuş darp izi, sağ el 2. parmakta çıkık olduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği” belirtilmiştir. Bunun üzerine alınan …/…/… tarihli bir başka raporda ise “yaralanma anında oluşan çıkığın son genel muayenesinde düzelmiş olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine” karar verilmiş olup iki rapor arasında çelişki olması sebebi ile mahkemenize …/…/… tarihinde yaptığımız itiraz ile Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesinden rapor alınması hususunda mahkemeniz karar vermiştir.

    2-) Bunun üzerine Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi tarafından bir rapor hazırlanmış olup bu rapor da mahkemenizce verilecek hükme esas teşkil edecek derecede açık ve gerekçeli değildir. Daha önce verilmiş olan ve çelişkiler içeren iki adet bilirkişi raporunda yer alan konular aydınlatılmamış olup söz konusu raporun hükme esas alınmasım ümkün bulunmamaktadır.

    3-) Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, söz konusu Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi raporuna raporuna itiraz ediyoruz.

    HUKUKİ NEDENLER           : 5271 S. K. m. 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73.

    SONUÇ VE İSTEM                 : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/…/… tarihli Adli Tıp Kurumu ….. İhtisas Dairesi itirazlarımızın kabulü ile, yeniden ve itirazlarımızda belirttiğimiz hususları da kapsar şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini, vekaleten talep ederiz. …/…/…

     

    Müşteki Vekili

     

                                                                                                                       Av.

     

  • Zilyetliğin Tespiti Davası Dilekçesi Örneği

    Zilyetliğin Tespiti Davası Dilekçesi Örneği

    Zilyetlik, bir eşya üzerinde fiilî hâkimiyetin kurulması ve sürdürülmesi anlamına gelmekte olup, gerek taşınır gerekse taşınmaz mallar bakımından hukuki koruma altına alınmış önemli bir fiilî durumdur. Zilyetliğin tespiti davası ise, taraflar arasında zilyetliğe ilişkin ortaya çıkan uyuşmazlıklarda, fiilî hâkimiyetin kime ait olduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesini amaçlayan bir dava türüdür. Bu dava, özellikle mülkiyetin tartışmalı olduğu veya haksız müdahalelerin söz konusu bulunduğu hâllerde, mevcut fiilî durumun korunması ve hukuki belirliliğin sağlanması bakımından büyük önem taşır. Zilyetliğin tespiti dava dilekçesinde, zilyetliğin ne şekilde ve ne zamandan beri sürdürüldüğü, tarafların iddia ve savunmaları, müdahalenin varlığı ile somut olayın tüm yönleri açık ve anlaşılır biçimde ortaya konulmalıdır. Ayrıca, tanık beyanları, fotoğraflar, sözleşmeler, ödeme belgeleri ve keşif gibi delillerle iddialar desteklenerek, mahkemenin sağlıklı bir değerlendirme yapması sağlanmalıdır. Zilyetliğin korunması, sosyal düzenin ve hukuki güvenliğin temini açısından da önem arz etmektedir. Bu doğrultuda, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak nedenlerle, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin tespitine karar verilmesi talebiyle işbu dava dilekçesinin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE;

    DAVACI                            :                                                                                   TC No:

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    ADRES                             

    DAVALILAR                       :

    ADRESİ                            :

    KONU                               : Zilyetliğin tespiti istemimizi içerir dilekçemizin sunulmasından ibarettir.

    DAVA DEĞERİ               :

    A Ç I K L A M A L A R I M I Z

    1-) Müvekkilimiz, …. …. , … ili, … ilçesi, … Köyü … ada … parsel sayılı tarlasının yanında bulunan ve tapu kaydı bulunmayan taşınmazı … yıldır tarımsal faaliyetler için kullanmaktadır. …/ …/ … tarihinde yapılan kadastro tespitinde, müvekkilimizin tarımsal faaliyetler için kullanmakta olduğu taşınmaz, sehven … …. ve …. …. kişileri adına tescil edilmiştir.

    2-) Zilyet olarak gözüken ve adlarına tescil yapılan bu kişilerin aslında zilyetlikleri bulunmadığı kendi ifadeleri ile de sabit durumdadır. 

    3-) Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde mahkemenizce gerçekleştirilecek keşif ve bilirkişi incelemesi ile Mahkemenizce uygun görülmesi halinde duruşmalar sırasında dinleteceğimiz tanık beyanları durumu tüm açıklığı ile izah edecektir.

    3-) Yanlış yapılan tescilin iptali ve zilyetliğin tespiti için Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER    : 3402 S. K. m. 12, 4721 S. K. m. 981, 982, 983, 984, 6100 S. K. m. 240, 266, 288

    HUKUKİ DELİLLER      : 1. …/ …/ … kadastro tespit tutanağı                                                                                                                                                                  2.   İfade tutanakları                                                                                                                                                                                              3.  Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi,

    SONUÇ VE İSTEM               : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, …/ …/ … tarihli kadastro tespitinin iptali ile müvekkil adına zilyetliğin tespitine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla bilvekale talep ederiz. …/…/…

    EKLER                                     : 

                                                                                                Davacı Vekili

                                                                                                         Av.