Yazar: admin

  • Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği

    Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği

    Basit yargılama usulü, yargılamanın daha hızlı, pratik ve ekonomik şekilde sonuçlandırılmasını amaçlayan, özellikle belirli suç ve uyuşmazlık türlerinde uygulanan özel bir yargılama yöntemidir. Bu usulde taraflara, iddia ve savunmalarını yazılı olarak sunma imkânı tanınmakta, duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesi esas alınmaktadır. Bu nedenle, basit yargılama usulü kapsamında sunulacak beyan dilekçeleri, davanın seyri ve sonucu bakımından belirleyici öneme sahiptir. Beyan dilekçesinde, olayın oluş şekli, tarafların iddia ve savunmaları, hukuki değerlendirmeler ve deliller açık, sistematik ve anlaşılır biçimde ortaya konulmalıdır. Ayrıca, hukuka aykırı iddialara karşı etkili bir savunma yapılabilmesi adına, maddi vakıaların somut belgelerle desteklenmesi büyük önem taşır. Bu süreçte sürelere titizlikle riayet edilmesi, savunma hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi açısından hayati niteliktedir. Hukuki dinlenilme hakkı ve silahların eşitliği ilkeleri gereği, tarafların iddialarını eksiksiz ve zamanında mahkemeye sunabilmesi adil yargılanmanın temel unsurları arasında yer almaktadır. Bu doğrultuda hazırlanan basit yargılama usulü beyan dilekçesi, hem yargı makamlarının dosyayı sağlıklı şekilde değerlendirmesine katkı sağlayacak hem de hak kayıplarının önüne geçecektir. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak nedenlerle, işbu beyan dilekçesinin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE 

     

    DOSYA NO            : …/… E.

     

    MÜŞTEKİ             :

     

    VEKİLİ              : Av. 

     

    SANIK               :

     

    MÜDAFİİ             :

     

    KONU                : Basit yargılama usulüne beyanlarımızı içerir dilekçemizdir.

     

    AÇIKLAMALAR         :

     

    1-) Mahkemenizin …/…/…. tarihli basit yargılama usulüne ilişkin ara kararı gereğince, tarafımıza tebliğ edilen dosya inceleme tutanağı ile tarafımıza verilen süre içinde sunduğumuz esasa ilişkin beyanlarımız aşağıdaki gibidir.

     

    2-) Müvekkilimiz suç duyurusu dilekçemizde de açıkça belirtmiş olduğumuz gibi sanığın cinsel tacizine maruz kalmıştır. Sanığın müvekkilimizin aile dostu ve aynı zamanda komşuları da olması sebebiyle olay daha vahim bir durum arz etmektedir. Müvekkilimiz sanığa bir abi yakınlığı ve güveni duyarak yaklaşmış ve sanığın eylemine maruz kalmıştır.

     

    3-) Sanık müdafii, …/…/… tarihli dilekçesinde yaşanan cinsel taciz suçunu inkar etme yoluna gitmiştir. Oysa müvekkilimizin bu durumu kendi kafasında yaratma ya da uydurma gibi bir durumu söz konusu olamaz. Olayın şoku ve korkusu içinde evine döndüğünde birlikte yaşadığı aile üyelerinin hareketlerinden şüphe duyarak üzerine gitmesi ve tabiri caizse ağzından laf almaya çalışmasıyla olay ortaya çıkmıştır.

     

    4-) Yaşanan hadise sebebiyle müvekkilimizin psikolojisi de oldukça bozulmuş, kendi başına yalnız olarak sokağa çıkmaktan çekinir hale gelmiştir. Alınacak adli tıp kurumu raporu ile bu durum daha net olarak ortaya çıkacaktır.

     

    5-) Yaşanan bu olay neticesinde sanık hiçbir şey olmamış gibi davranmaya ve müvekkilin evine bir şey bahane ederek ve komşu ve aile dostu olmalarına dayanarak girip çıkmaya devam etmiş ve müvekkilimiz onu her gördüğünde korku yaşayarak odasından çıkamayacak hale gelmiştir.

    Sanık müdaafii esas hakkındaki savunmasında “müvekkilimizin herhangi bir kastı yoktur” şeklinde bir savunma yapmıştır. Oysa işlenen cinsel taciz suçunun sanığın iradesi ve kastı dışında işlenmesi mümkün değildir.

     

    SONUÇ VE İSTEM     : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan, sanığın üzerine atılı bulunan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…

     

    Müşteki Vekili

     

  • Tanıklık Mazeret Dilekçesi Örneği ve Açıklaması

    Tanıklık Mazeret Dilekçesi Örneği ve Açıklaması

    Tanıklık, yargılamanın sağlıklı şekilde yürütülmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından büyük önem taşıyan temel bir vatandaşlık görevidir. Bununla birlikte, bazı zorunlu ve haklı nedenlerin varlığı hâlinde, tanığın duruşmaya katılamaması mümkündür. Bu gibi durumlarda, tanığın mazeretini usulüne uygun biçimde mahkemeye bildirmesi ve gerekli belgelerle desteklemesi gerekmektedir. Tanıklık mazeret dilekçesi, duruşmaya katılmayı engelleyen sağlık sorunları, iş seyahati, eğitim yükümlülüğü, ailevi zorunluluklar veya mücbir sebepler gibi durumların açık ve somut şekilde ortaya konulmasını sağlar. Dilekçede, mazeretin niteliği, süresi ve belgeyle ispatlanabilirliği ayrıntılı biçimde belirtilmeli; yargılamanın aksamaması adına mümkünse yeni bir duruşma günü talep edilmelidir. Aksi hâlde, geçerli mazeret sunulmaksızın duruşmaya katılmayan tanık hakkında zorla getirme veya disiplin para cezası gibi yaptırımlar uygulanabilmektedir. Bu nedenle, tanıklık mazeret dilekçesinin zamanında, doğru ve eksiksiz şekilde hazırlanması büyük önem taşır. Hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkeleri doğrultusunda sunulan bu tür dilekçeler, hem tanığın haklarının korunmasına hem de yargı sürecinin düzenli ilerlemesine katkı sağlamaktadır. Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak nedenlerle, tanıklık görevimin ertelenmesi talebiyle işbu mazeret dilekçesinin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Tanıklık Mazeret Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

    Esas No: 2015/142

    Konu: Tanıklık hususunda mazeretimin sunulmasından ibarettir.

    Yukarıda esas numarasını belirttiğim dava için mahkemeniz tarafından tanık olarak çağrılmış idim. Sağlık problemlerim nedeni ile duruşma tarihi olan 25/08/2015 tarihinde Okmeydanı Devlet Hastanesi’nde ameliyat olacağım. Bu nedenle tanık olarak çağrıldığım duruşma gün ve saatinde mahkeme huzurunda hazır bulunabilmem mümkün değildir. Mazeretimin kabulü ile tanık beyanımın bir sonraki duruşma günü alınmasını talep ederim.

    Ek:

    Duruşma günü ameliyat olacağıma dair hastane yazısı.

    Varsa başka delillerinizi, eklerinizi de burada belirtin.

     

    Tanık

    Buraya isminizi ve soy isminizi yazınız.

    Buraya tarihi yazınız, 15/08/2015 gibi.

    Buraya imzanızı atınız.

     

  • Menfi Tespit Davası Dilekçesi Örneği ve Açıklaması

    Menfi Tespit Davası Dilekçesi Örneği ve Açıklaması

    Menfi tespit davası, hakkında icra takibi başlatılan veya borçlu olduğu iddia edilen kişinin, gerçekte borçlu olmadığının tespiti amacıyla açtığı ve hukuki belirsizliği ortadan kaldırmayı hedefleyen önemli bir dava türüdür. Bu dava, özellikle haksız ve dayanaksız alacak iddiaları karşısında borçlunun korunmasını sağlamakta, icra tehdidi altında bulunan kişinin malvarlığı ve itibarına yönelik muhtemel zararların önüne geçmektedir. Menfi tespit davası dilekçesi, borcun hukuki ve fiili dayanağının bulunmadığını ortaya koyacak şekilde, olayların kronolojik sırayla, açık ve somut biçimde anlatılmasını gerektirir. Bu kapsamda, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, borcun doğumuna esas gösterilen işlemler ve varsa ödeme veya ibra belgeleri ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir. Ayrıca, icra dosyasındaki eksik, hatalı veya gerçeğe aykırı kayıtlar somut delillerle ortaya konularak, takibin haksızlığı net biçimde ispatlanmalıdır. Hukuki güvenliğin sağlanması ve telafisi güç zararların engellenmesi adına, mahkemeden ihtiyati tedbir talep edilmesi de büyük önem taşır. Bu doğrultuda, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak nedenlerle, davacının davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti talebiyle işbu menfi tespit davasının açılması gereği doğmuştur.

     

    Menfi Tespit İstemi Talepli Dava Dilekçesi Örneği

    … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

    DAVACI                           :

    TC KİMLİK NUMARASI   :

    ADRES                              :

    VEKİLİ                             :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

     

    ADRES                              :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    DAVALI                           :

    ADRESİ                            :

    DAVA DEĞERİ               : …….. TL

    (Davanın konusu ve malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

    KONU                                           : … İcra Müdürlüğü’nün …/… sayılı Takip Dosyasında 89/3’e dayalı Menfi Tespit İstemimizden ibarettir.

     

    AÇIKLAMALAR                        :

    1-) Davalı takip alacaklısı …  müvekkil … .‘ne, dava dışı takip borçlusu … ’nin müvekkil kendisi yaptığı sözleşmeden doğduğu iddia edilen … TL. alacağı için …/…/… tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi göndermiş, süresinde itiraz edilmemesi üzerine …/…/… tarihinde ikinci ihbarname tebliğ edilmiştir.(EK 1)

    2-) Müvekkilin takip borçlusu … ’ne söz edildiği gibi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkilin takip borçlusu dava dışı …  ile …/…/… tarihinde imzaladığı satım sözleşmesine (EK 2) konu 3 adet kamyonet ayıplı çıkmış bunun üzerine söz konusu sözleşme müvekkil  tarafından feshedilerek … aleyhine … Mahkemesi’nin …/… esas sayılı dosyasıyla tazminat davası açılmıştır. (EK 3) Açılmış olan bu tazminat davası …/…/… tarihinde sonuçlanmış ve ayıplı maldan doğan zararın dava dışı …  tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.

     

    3-) Açıkladığımız bu nedenlerle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89/3. maddesinde belirtilen sürede müvekkilin takip borçlusu … .’ne borçlu olmadığının tespit edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur.

    HUKUKİ NEDENLER              : 2004 S. K. m. 89.

     

     

    HUKUKİ DELİLLER                :

    SONUÇ VE İSTEM                                : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, müvekkilimin dava dışı takip borçlusu … ’ne borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötüniyetli icra takibi yapmış olması nedeni ile dava değerinin % 20sinden aşağı olmamak üzere;  kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz.  …/…/…

     

    EKLER     :

     

    Davacı Vekili

    Av.

     

  • 150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi

    150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi

    Tapu kayıtlarına işlenen 150-C şerhi, taşınmazın tasarruf kabiliyetini doğrudan etkileyen ve mülkiyet hakkı üzerinde ciddi kısıtlamalar doğuran hukuki bir işlemdir. Bu şerhin konulması, belirli yasal şartların varlığına bağlı olup, söz konusu şartların ortadan kalkması hâlinde şerhin kaldırılması zorunluluk arz eder. Aksi durumda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkı ölçüsüz biçimde sınırlandırılmakta ve telafisi güç mağduriyetler ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle, 150-C şerhinin kaldırılmasına yönelik talepler, hem usul hem de esas yönünden titizlikle değerlendirilmelidir. Sunulacak dilekçede, şerhe dayanak teşkil eden hukuki sebebin sona erdiği, borcun ifa edildiği, teminatın sağlandığı veya yasal sürenin dolduğu hususları açık ve somut biçimde ortaya konulmalıdır. Ayrıca, tapu kayıtları, icra dosyası bilgileri ve ödeme belgeleri gibi delillerle talep desteklenmeli, şerhin devamının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu net biçimde gösterilmelidir. Mülkiyet hakkının korunması ve hukuki güvenliğin sağlanması bakımından, tapu kayıtlarının gerçeği yansıtması büyük önem taşır. Bu doğrultuda, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak nedenlerle, taşınmaz üzerindeki 150-C şerhinin kaldırılması talebiyle işbu dilekçenin sunulması gereği doğmuştur.

     

    150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi Örneği

    … GENEL İCRA MÜDÜRLÜĞÜ

    DOSYA NO : ……….. E.

    KONU : Tapu üzerindeki 150/C şerhinin kaldırılmasından ibarettir.

    AÇIKLAMALAR :

    1-) Alacaklı …………Anonim Şirketi tarafından borçlular ………………. Limited Şirketi ve……………….. Ltd. Şti. aleyhine icra takibi yaptığı, müdürlüğünüz ………….. Esas sayılı icra takip dosyasından yazılan müzekkere ile müdürlüğünüzce , Borçlu/malik …………….t Limited Şirketi adına kayıtlı aşağıda bilgileri yazılı olan gayrimenkul üzerine İİKm.150/C şerhi konulmuştur.

    2-) Tarafımızca………….-TL tahsil harcı müdürlüğünüz dosyasına yatırılmıştır. Borçlu ……………….Limited Şirketi adına kayıtlı ……………TAŞINMAZ üzerindeki İİK.m.150/C şerhinin kaldırılmasını saygılarımızla talep ederiz.

    ALACAKLI VEKİLİ
    Av…………

     

  • Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    Vesayet davaları, kişilerin fiil ehliyetine doğrudan etki eden, temel hak ve özgürlükler bakımından son derece hassas nitelik taşıyan yargılamalardır. Bu tür davalarda verilecek kararlar, kişinin hukuki işlem yapabilme yetkisini sınırlandırabildiğinden, süreç boyunca maddi vakıaların titizlikle değerlendirilmesi ve hukuki kriterlerin eksiksiz uygulanması büyük önem taşır. Vesayet davasına sunulacak cevap dilekçesi, talep edilen kısıtlamanın gerekliliğini veya gereksizliğini ortaya koymak bakımından belirleyici rol oynar. Bu kapsamda, hakkında vesayet istenen kişinin sağlık durumu, zihinsel ve bedensel yeterliliği, günlük yaşamını bağımsız şekilde sürdürebilme kapasitesi ile sosyal çevresi somut verilerle açıklanmalıdır. Ayrıca, iddiaların dayanağını oluşturan tıbbi raporlar, tanık beyanları ve diğer deliller hukuki çerçevede değerlendirilerek, kısıtlama koşullarının oluşup oluşmadığı ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır. Hukuki dinlenilme hakkı ve ölçülülük ilkesi gereği, vesayet gibi ağır sonuçlar doğuran bir müdahalenin ancak zorunlu hâllerde ve son çare olarak uygulanması mümkündür. Bu doğrultuda hazırlanan cevap dilekçesi, hem kişinin temel haklarının korunmasına hem de mahkemenin sağlıklı ve adil bir karar vermesine katkı sağlayacaktır. Aşağıda ayrıntılarıyla açıklanacak nedenlerle, vesayet talebinin reddi istemiyle işbu cevap dilekçesinin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Vesayet Davası Cevap Dilekçesi Örneği

    … SULH HUKUK MAHKEMESİNE

    DOSYA NO : E.

    KISITLI ADAYI :

    VEKİLİ :

    DAVACI :
    VEKİLİ :

    KONU : Davaya cevap ve delillerimizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR :

    Mahkemenizin yukarıda esas numarası verilen dosyasında davacı, müvekkilin yaşı ve yaşadıkları gereği akıl sağlığının yerinde olmadığını, şahsi işlerini dahi yerine getiremediğini, kandırılmaya oldukça elverişli olduğunu, bu sebeplerle mal varlığını erittiğini öne sürerek davacı olarak kendisinin, müvekkile vasi olarak atanmasını talep etmiştir. Davacı tarafın müvekkile vasi olma isteği haksız, maddi çıkar sağlamaya yönelik olup, kötü niyetlidir kabul etmiyoruz. Şöyle ki;

    Davacı tarafın iddialarının aksine müvekkil, kendi hayatını tek başına devam ettirecek akıl sağlığına sahip olup, herhangi bir fiziki engeli bulunmayan, dolayısıyla korunmaya ve bakıma muhtaç olmayan birisidir. Davacının iddiaları gerçeğe aykırı ve tamamen soyut iddialardan ibarettir. Zira,

    Mahkemenizce … İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılan ../../2022 tarihli müzekkere ile “..kısıtlı adayı ile vasi adayı arasında menfaat çatışması olup olmadığı ve vasi adayının kısıtlı adayına vasi olarak atanmasında sakınca olup olmadığı hususlarının araştırılmasının” istenilmesi üzerine, … İlçe Jandarma Komutanlığınca araştırma yapılmış ve ../../2022 tarihli tutanak ile “.. kısıtlı adayı ve vasi adayı arasında menfaat çatışmasının olduğu ve vasi adayının kısıtlı adayına vasi olarak atanmasının sakıncalı olduğu, uygun olmadığı ..” tespit edilmiştir.

    Yine mahkemenizce … İlçe Jandarma Komutanlığı’na yazılan../../2022 tarihli müzekkere ile “..davacı ile kısıtlı adayı olan babası arasında menfaat çatışması bulunduğu ve vasi olarak atanmasının sakıncalı olacağının tespit edilmesinin gerekçesinin bildirilmesi, kimlerden bilgi alındığının belirtilmesi, menfaat çatışmasının ne olduğu, hangi olaydaki menfaatlerinin çatıştığının tespit edilmesi..” istenilmiş olup, … İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan araştırma neticesinde düzenlenen ../../.2022 tarihli tutanak ile “……. Ve … isimli şahıslardan alınan bilgilere göre, şahıslar arasında çatışmanın baba ve oğul arasında meydana gelen miras paylaşımındaki anlaşmazlık sebebinden kaynaklandığı, kısıtlı adayı davalının şahsına ait bir araziyi bir derneğe bağışlaması sebebi ile davacının iş bu davayı açmış olabileceği, davalının akıl sağlığının yerinde olduğu, fiziki olarak bir engelinin olmadığı …” tespit edilmiştir.

    Mahkemenizce yaptırılan bu araştırmalardan açıkça anlaşılacağı üzere, davacı ile vekil eden davalı arasında miras paylaşımındaki anlaşmazlık nedeni ile menfaat çatışması bulunmakta olup, davacı, vekil edenin yurt dışında bulunmasını fırsat bilerek, vekil edeni fiili ve hukuki olarak etkisiz hale getirip, vekil edene ait menkul ve gayrimenkuller üzerinde serbestçe tasarruf etme amacıyla eldeki davayı ikame etmiştir. Üstelik davacının müvekkili sadece maddiyat olarak gördüğü, müvekkilden sürekli para koparmaya çalıştığı tüm çevrelerince bilinmektedir.Davacı yanın amacı vasi olmaktan çok uzaktır.

    Sayın mahkemenizce Sıhhi Kurul Raporu aldırılması için her ne kadar Elmalı Devlet Hastanesine yazı yazılmış ise de, müvekkil için tanzim edilecek olan Sıhhi Kurul Raporunun, Antalya’da konu ile ilgili uzmanlık alanı olan tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınmasını talep ediyoruz. Vekil eden önümüzdeki günlerde Türkiye’ye gelecek olup, vekil eden geldiğinde Sayın mahkemenize müracaat edilecek olup, konu ile ilgili uzmanlık alanı olan mahkemenizce takdir edilecek tam teşekküllü bir hastahaneye sevkinin yapılmasını talep ediyoruz. Zira, davacının kötü niyeti ve eldeki davayı açmakla amaçladığı menfaati göz önünde bulundurulduğunda, davacının halihazırda yaşamakta olduğu ilçe dışında, bağlı olduğu ilde yer alan bir hastaneden rapor aldırılması maddi gerçeğe ulaşmak bakımından daha uygun olacaktır.

    Sonuç olarak, müvekkilin akıl sağlığı son derece yerinde, korunması ve bakımı için herhangi bir yardıma muhtaç olmadan kendi işlerini görebilecek durumdadır. Müvekkil, yılının bir kısmını Almanya’da bir kısmını ise Türkiye ‘de geçirecek kadar sağlıklı ve hareket özgürlüğüne de sahiptir. Sağlık yönünden birtakım tedaviler görmesi onun akıl sağlığının zayi olduğu anlamına gelmemektedir. Ayrıca vekil eden adına kayıtlı malvarlıkları dikkate alındığında, sadece iki arazisini bağışlamış olması kendisini veya ailesini yoksulluğa düşüreceği sonucuna da varılamaz. Bu nedenlerle davacının hukuki dayanaktan yoksun, soyut iddialar ile kötü niyetli olarak açtığı davanın reddi gerekmektedir.

    HUKUKİ NEDENLER : TMK, TBK, HMK ve sair ilgili her türlü mevzuat

    DELİLLER :

    Nüfus Kayıtları,
    Tapu Kayıtları,
    Banka kayıtları,
    Bilirkişi,
    Sağlık Kurulu Raporu,
    Tanık,
    Yemin ve sair her türlü yasal delil.

    SONUÇ : Yukarıda açıklanan ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya dair talep ve diğer yasal haklarımız saklı kalmak kaydı ile;

    Düzenlenecek Sıhhi Kurul Raporunun konu ile ilgili uzmanlık alanı olan mahkemenizce takdir edilecek tam teşekkülü bir hastaneden aldırılmasını,
    Haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE,
    Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz.
    Saygılarımızla…/../..

    Kısıtlı Adayı Vekili
    Av.

     

  • Sıra Cetveline İtiraz Davasında Cevap Dilekçesi

    Sıra Cetveline İtiraz Davasında Cevap Dilekçesi

    Sıra cetveli, icra takibi sonucunda elde edilen paranın alacaklılar arasında hangi sıraya ve orana göre paylaştırılacağını gösteren, icra hukukunun en kritik belgelerinden biridir. Bu cetvele yönelik yapılan itirazlar, alacaklıların hak ve menfaatlerini doğrudan etkilediğinden, açılan davalarda sunulacak cevap dilekçeleri büyük bir titizlikle hazırlanmalıdır. Sıra cetveline itiraz davasında cevap dilekçesi, itiraz eden tarafın iddialarına karşı, alacağın hukuki dayanağının, miktarının, rüçhan hakkının ve öncelik sırasının açık ve somut biçimde ortaya konulmasını amaçlar. Bu kapsamda, icra dosyası, dayanak belgeler, sözleşmeler ve ödeme kayıtları ayrıntılı şekilde değerlendirilerek, sıra cetvelinin hukuka uygun şekilde düzenlendiği ispat edilmelidir. Ayrıca, itirazın süresinde yapılıp yapılmadığı, davanın usul şartlarını taşıyıp taşımadığı ve ileri sürülen iddiaların somut delillerle desteklenip desteklenmediği hususları da dikkatle ele alınmalıdır. Hukuki dinlenilme hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gereği, tarafların tüm iddialarının mahkeme önünde adil şekilde tartışılması büyük önem taşır. Bu doğrultuda hazırlanacak cevap dilekçesi, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacak hem de alacaklının hak kaybına uğramasının önüne geçecektir. Aşağıda ayrıntılarıyla açıklanacak nedenlerle, sıra cetveline yönelik itirazın reddi talebiyle işbu cevap dilekçesinin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Sıra Cetveline İtiraz Davasında Cevap Dilekçesi Örneği

     

    ……….İCRA HUKUK MAHKEMESİ’NE

    Dosya No:

    DAVALI:

    VEKİLİ:

    DAVACI:

    VEKİLİ:

    KONU: Dava dilekçesine karşı cevaplarımızın ve delillerimizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR:

    USUL YÖNÜNDEN BEYANLARIMIZ:

    Sayın Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan işbu sıra cetveline itiraz davasının, aynı alacağa ilişkin yine Mahkemeniz … E. Sayılı dosyasında görülmekte olan aynı tarihli sıra cetveline itiraz dosyası ile birleştirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Zira gerek Sayın Mahkemeniz huzurundaki işbu dava ve gerekse Mahkemenizin … E. Sayılı dava dosyası incelendiğinde her iki davanın da … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından … tarihinde düzenlenmiş olan sıra ve derece kararına yönelik davalar olduğu görülecektir.

    Bu sebeple Mahkemeniz huzurunda aynı sıra ve derece kararına yönelik olarak açılmış davalardan … E. Sayılı dosyasında görülmekte olan davasının, … E. Sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın bu dosya üzerinde devam edilmesine karar verilmesini talep ediyoruz.

    ESASA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ:

    Öncelikle davacı tarafın itirazlarının yasal süresi içerisinde yapılıp yapılmadığının tespitini ve süresinde yapılmadığının tespiti halinde itirazlarının reddini talep ediyoruz. 

    Davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

    Dava dışı … A.Ş. ile yine dava dışı … A.Ş. arasında akdedilmiş ve dava konusu taşınmaz maliki …’ün de müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmeleri uyarınca krediler kullandırılmıştır. Kullandırılmış olan kredilerden kaynaklanan borçların geri ödemesinde temerrüde düşen şirket ve kefillerine hesap kat ihtarnameleri keşide edilerek kredi borçlarının ödenmesi ihtar edilmişse de ihtara rağmen borçlar ödenmemiştir.

    İhtara rağmen kredi borçlarının ödenmemesi nedeniyle, alacağını müvekkil şirkete temlik eden dava dışı alacaklı … A.Ş. tarafından fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak … TL tutarındaki alacağın tahsili istemiyle, dava dışı borçlunun da yer aldığı tüm borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı alınmış, akabinde … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyasından esas takibe geçilmiş ve takip kesinleşmiştir.

    Borçlular hakkında başlatılan icra takibine müteakip dava dışı alacaklı … A.Ş. ile müvekkil … Varlık Yönetim A.Ş. arasında akdedilen … Noterliği’nin … tarih ve … yevmiye sayılı Alacak Temlik Sözleşmesi hükümleri uyarınca alacaklı dava dışı … A.Ş.’nin dava dışı … A.Ş.’den olan tüm alacak hakları, alacağın tahsiline yönelik her türlü resmi mercie ve yasal yollara başvurma hakları da dahil olmak üzere müvekkil … Varlık Yönetim A.Ş.’ne devir ve temlik edilmiştir.

    Konu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra takibinde … Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazılan … tarihli müzekkere ile dava dışı borçlu … adına kayıtlı tüm taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz şerhi işlenmesi talep edilmiş ve ilgili tapu müdürlüğünce dava konusu dava dışı … adına kayıtlı … İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … ve … payı üzerinde … tarih ve … yevmiye no ile ihtiyati haciz tesisi işlemi yapılmıştır. Konu taşınmazın … hissesi üzerindeki haczimiz konulduğu tarihte 2. Sırada, … hissesi üzerindeki haczimiz ise, konulduğu tarihte 1. Sıradadır.

    Davacı tarafından başlatılan … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra takip dosyasından dava dışı …adına kayıtlı dava konusu … İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … payına ve … payına konulmuş olan haczin tarihi ise …’dür. Buna göre davacı taraf haczi tapu kaydından da açıkça görüleceği üzere … Sıradadır. DOLAYISI İLE DAVACI TARAFIN İLERİ SÜRDÜĞÜ DAVACIDAN ÖNCE BAŞKACA BİR ALACAKLININ HACZİNİN BULUNMADIĞI İDDİASI MESNETSİZ VE GERÇEĞE AYKIRIDIR.

    Davacı tarafın alacaklısı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı icra dosyasına … tarihinde açmış olduğu talepte dava dışı borçlu … adına kayıtlı … İli, … Bölge, … Mıntıka, … parsel, … cilt, … sayfa noda kayıtlı taşınmaz üzerine haciz şerhi konması talep edilmiş ancak dava konusu taşınmaz hisselerine (… İli, … İlçesi, … mahallesi, … ada, … parsel olan taşınmazın … ve …) haciz şerhi konması talep edilmemiştir. Davacı tarafça ilgili tapu sicil müdürlüğüne gönderilmiş olan  … tarihli müzekkereye verilen cevabi yazıda … tarihli yazıya istinaden dava konusu taşınmazlar üzerine haciz konduğu, … yılında ise, konu taşınmazların isim ve T.C. ile yapılan sorgulamaya rağmen tespit edilemediğinden bahisle haciz şerhi işlenemediği bildirilmiştir.

    Devam eden süreçte dava konusu taşınmaz hisseleri dava dışı alacaklıya ait … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyasından satışa çıkartılmış ve … tarihinde satılmıştır. Satıştan kalan meblağ müvekkil şirketin alacaklısı olduğu … İcra Müdürlüğü’nün … Es. sayılı dosyası haczinin 1. Sırada olması sebebiyle sıra cetveli yapılmak üzere işbu icra dosyasına gönderilmiştir. Davaya konu taşınmaz hisseleri üzerindeki haciz sırası değerlendirildiğinde müvekkil şirket alacağı birinci sırada yer almakta olup yapılmış olan sıra cetvelinde iptal edilecek herhangi bir husus bulunmamaktadır.

    HUKUKİ SEBEPLER: İİK., HMK. ve ilgili sair yasal mevzuat.

    DELİLLER : İcra takip dosyaları, tapu kayıtları, icra dosyaları, bilirkişi incelemesi ve sair her türlü yasal delil. Karşı delil sunma hakkımız saklıdır.

    İSTEM VE SONUÇ: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla;

    1. Sayın Mahkemeniz huzurundaki işbu dava dosyasının, yine Mahkemenizin … E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamanın mahkemeniz … Es. sayılı dosyası üzerinden devamına,
    2. Davacının sıra ve derece kararına yapmış olduğu itirazın reddine,
    3. … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasından düzenlenmiş olan sıra ve derece kararının kabulüne,
    4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep ederiz.

    Saygılarımızla,

    Davalı Vekili

     

  • Tapu Sicil Müdürlüğü’ne Başvuru Dilekçesi Örneği

    Tapu Sicil Müdürlüğü’ne Başvuru Dilekçesi Örneği

    Tapu sicili, taşınmaz mülkiyetine ilişkin ayni hakların güvenli, şeffaf ve denetlenebilir şekilde tutulmasını sağlayan temel bir kamu kayıt sistemidir. Bu sistemin doğru ve güncel tutulması, mülkiyet hakkının korunması ve hukuki güvenliğin sağlanması bakımından büyük önem taşır. Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yapılacak başvurular ise, taşınmazlara ilişkin tescil, terkin, düzeltme, şerh ve beyan işlemlerinin usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmesini temin etmeye yöneliktir. Bu kapsamda sunulacak dilekçelerin, talep konusu işlemi açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde ortaya koyması; dayanak belgelerle desteklenmesi ve ilgili mevzuata uygun biçimde hazırlanması gerekmektedir. Aksi hâlde, başvuruların reddi veya işlemlerin gecikmesi söz konusu olabilmektedir. Tapu işlemlerinin doğru şekilde yürütülmesi, hem hak kayıplarının önlenmesi hem de ileride doğabilecek uyuşmazlıkların engellenmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu nedenle, Tapu Sicil Müdürlüğü’ne sunulan dilekçelerde, taşınmaza ilişkin bilgilerin eksiksiz belirtilmesi, talebin hukuki sebebinin açıkça açıklanması ve gerekli tüm belgelerin eklenmesi büyük önem taşır. Aşağıda ayrıntılı olarak izah edilecek nedenlerle, ilgili tapu işleminin yerine getirilmesi talebiyle işbu başvuru dilekçesinin sunulması gereği doğmuştur.

    Tapu Sicil Müdürlüğü’ne Başvuru Dilekçe Örneği

     

    (…)TAPU SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ’NE,

    BAŞVURAN                   :

    VEKİLİ :

    ADRES                                       :

    KONU                                           : Tapuda …. Parsel, …. Pafta, …..Ada, ………….. adreste bulunan taşınmazın tapu kaydında yer alan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemimizden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                           

    1-Müvekkilimiz …./…/… tarihinde yapılan satım akdi ile tapuda …. Parsel, …. Pafta, …..Ada, ………….. adreste kain olan taşınmazı … …’dan satın almıştır.

    2-…./…/…tarihinde gerçekleşen satım akdi ve tapuda yapılan işlemler sonucunda taşınmazın yeni maliki müvekkilimiz olmuştur.Ancak, tapuda söz konusu taşınmaza yönelik yapılan işlem sırasında müvekkilimizin ismi yanlış yazılmış olup, bahse konu yanlışlık müvekkile ……Belediyesi’nden …./…./… tarihinde gönderilen emlak vergisi burcunun tebliği sırasında fark edilmiştir.

    3-Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkilin tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesini saygıyla talep ederiz. ……/……../……

    …….Vekili

    Av.

     

  • Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Sunumu

    Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Sunumu

    Yargılama süreci devam ederken, dava konusu edilen hukuki ilişkinin ortadan kalkması veya tarafların taleplerinin karşılanmış olması hâlinde, davanın konusuz kaldığı kabul edilmektedir. Bu tür durumlarda mahkemenin, esasa girerek hüküm kurması hukuken mümkün olmayıp, davanın konusuz kaldığına karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin durumuna göre takdir edilmesi gerekmektedir. Davanın konusuz kaldığının ileri sürülmesi, hem usul ekonomisi ilkesinin hayata geçirilmesi hem de gereksiz yargılama faaliyetlerinin önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşır. Bu kapsamda sunulacak dilekçede, davanın hangi sebeplerle konusuz kaldığı açık, net ve somut biçimde ortaya konulmalı; dava açıldıktan sonra meydana gelen gelişmeler ve bunların hukuki sonuçları ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Ayrıca, tarafların hak ve menfaat dengesini gözeten bir yaklaşım benimsenerek, yargılama giderleri bakımından adil bir değerlendirme yapılması talep edilmelidir. Mahkemeye sunulan bu tür dilekçeler, uyuşmazlığın gereksiz şekilde sürdürülmesini engellemekte ve yargı mercilerinin iş yükünün azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Bu doğrultuda, aşağıda ayrıntılı olarak izah edilecek nedenlerle, işbu davanın konusuz kaldığının tespiti ile karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi talebiyle bu dilekçenin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Örneği

     

    ANTALYA …………….TÜKETİCİ MAHKEMESİ’NE

    DOSYA NO : …………….. E.

    DAVACI : ………….

    VEKİLLERİ : Av…………….

    DAVALI : …………………..

    KONU : Davanın konusuz kaldığının bildirilmesinden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR :

    Yukarıda dosya numarası ve tarafları belirtilen dosyaya ilişkin olarak, taraflar arasında protokol imzalanmış olup borçlu/davalı tarafça ilgili icra dosyasına ödeme taahhüdü verilmiştir.

    Bu kapsamda, her neviden talep, dava ve şikayet hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ödeme taahhüdü alındığı için davanın konusuz kaldığını beyan ederiz.

    Davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığına ilişkin dilekçesi de dosyada mevcuttur.

    Saygılarımızla.

    SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın konusuz kaldığını bildirir gereğinin yapılmasını vekâleten arz ve talep ederiz.

    Davacı Vekilleri
    Av…………………

     

  • İstinaf Başvurusunun Reddine Karşı İtiraz Dilekçesi

    İstinaf Başvurusunun Reddine Karşı İtiraz Dilekçesi

    İstinaf başvurusunun reddine ilişkin kararlar, ilk derece mahkemesi hükümlerinin hukuki denetimden geçmesini engelleyebilecek nitelikte olup, adil yargılanma hakkı bakımından titizlikle değerlendirilmesi gereken kararlardır. Bölge adliye mahkemelerince verilen ret kararları, çoğu zaman usul veya esasa ilişkin hataların gözden kaçmasına, dolayısıyla telafisi güç hak kayıplarının doğmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle, istinaf başvurusunun reddine karşı yapılacak itirazlar, yalnızca şekli unsurlarla sınırlı kalmamalı; aynı zamanda dosya kapsamındaki maddi vakıalar, hukuki değerlendirmeler ve deliller bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. İtiraz dilekçesinde, ret kararının hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu açık, somut ve gerekçeli biçimde ortaya konulmalı; özellikle usul hükümlerine aykırılıklar, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Ayrıca, Anayasa’da güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve etkili başvuru hakkı çerçevesinde, kararın yeniden incelenmesinin gerekliliği vurgulanmalıdır. Bu doğrultuda hazırlanacak itiraz dilekçesi, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacak hem de yargı denetiminin etkin şekilde işletilmesini temin edecektir. Aşağıda ayrıntılarıyla açıklanacak nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kaldırılması ve başvurunun esastan incelenmesi talebiyle işbu itiraz dilekçesinin sunulması zorunluluğu doğmuştur.

    İstinaf Başvurusunun Reddine Kararına Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    …. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE

    Gönderilmek Üzere

                                                      … CEZA DAİRESİ’NE,

     

    DOSYA NO                                  : …/…

    İTİRAZ İSTEMİNDE

    BULUNAN SANIK                    :

     

    SAVUNMA:

    ADRESİ                                       :

    SUÇ                                               :

    SUÇ TARİHİ                               : …/…/…

    KARAR TARİHİ                        : …/…/…

    KONU                                           : …Ceza Dairesi’nin …/…/… gün …/… E. …/… K. sayılı kararına itiraz istemimizden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                       :

    1-) Dairenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan dosyanın incelenmesinde;  süre yönünden zamanında yapılmayan istinaf başvurumuzun reddine dair karar verilmiştir.

    2-) Dairenizin yukarıda numarası yazılı kararının eksik inceleme sonucu alındığı, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatindeyiz.

    3-) Bu nedenle iş bu itiraz dilekçesini ……. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere, mahkemenize sunmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

    SONUÇ VE İSTEM                                : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, red kararına itirazlarımızın değerlendirilmesi için, itiraz dilekçemizin …. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere,  kabulüne karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. …/…/…

                                                                                                                                                                İtiraz Eden Sanık Müdafii

                                                                                                                                                       İle ilgili.

     

  • Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi

    Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi

    Taksirle yaralama suçu, failin kastı olmaksızın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu bir başkasının bedensel bütünlüğünün zarar görmesiyle oluşan ve ceza hukuku bakımından titizlikle değerlendirilmesi gereken bir suç tipidir. Bu tür dosyalarda, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, nedensellik bağı ve somut deliller ayrıntılı biçimde incelenmeden sağlıklı bir hukuki sonuca ulaşılması mümkün değildir. Savunma dilekçesi ise, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adil yargılanma ilkesinin somutlaştırılması açısından hayati öneme sahiptir. Bu kapsamda hazırlanacak savunmada, müvekkilin olayda kusurunun bulunmadığı veya kusur oranının düşük olduğu, olayın öngörülemez ve kaçınılmaz bir durumdan kaynaklandığı, gerekli dikkat ve özenin gösterildiği hususları açık ve somut verilerle ortaya konulmalıdır. Ayrıca, bilirkişi raporları, tanık beyanları, kamera kayıtları ve teknik incelemeler gibi delillerin hukuki değerlendirmesi yapılarak, isnat edilen fiilin unsurlarının oluşmadığı veya ceza sorumluluğunu gerektirmeyecek nitelikte olduğu vurgulanmalıdır. Bu doğrultuda düzenlenen savunma dilekçesi, hem müvekkilin haklarının korunmasına hem de yargı makamlarının sağlıklı bir karar vermesine katkı sunacaktır. Aşağıda ayrıntılarıyla açıklanacak nedenlerle, müvekkil hakkında isnat edilen taksirle yaralama suçundan beraatine karar verilmesi talebiyle işbu savunma dilekçesi sunulmaktadır.

     

    Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

    DOSYA : 2020/.. E.

    SANIK :

    VEKİLİ :

    KATILAN :

    VEKİLİ :

    KONU : Beyan dilekçesi

    AÇIKLAMALAR :

    Ekli vekaletname uyarınca sanık vekili bulunmaktayız.

    1-Müvekkil hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma Suçundan .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/.. E. Sayılı dosyası ile açılan kamu davasında mahkemeniz, müvekkilin 3.360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. İşbu kararın katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine .. Bölge Adliye Mahkemesi .. Ceza Dairesi.././2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/… K. Sayılı ilamı ile dosyanın, “Basit Yargılama Usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu” bulunduğu gerekçesiyle .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/.. E. – 2019/.. K. Sayılı kararının BOZULMASINA karar vermiştir.

    2-Dava konusu kaza, müvekkil 16.04.2018 tarihinde aracı ile Liman Mahallesi Akdeniz Bulvarı istikametinde ilerlemekteyken katılan Gülşat YÜCEL’in bisikleti ile müvekkilin önüne aniden çıkması suretiyle gerçekleşmiştir.

    3-Davaya konu olay ile ilgili olarak her ne kadar 04.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 28/08/2019 tarihli Adli Tıp raporunda müvekkilin tali kusurlu olduğundan bahsedilmişse de tanzim edilen raporlara bu yönüyle katılmıyoruz. Müvekkil kaza anı ve öncesinde üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Dolayısıyla olayda kusuru bulunmamaktadır.

    Bu hususta mahkemenizce verilen 26.12.2019 tarihli kararda “…katılanın banket üzerinden seyirle yaya geçidine gelip kısa mesafeden sol tarafa dönüş manevrası ile yolun karşı tarafına KONTROLSÜZCE geçmeye çalışması neticesi sol gerisinden gelen sanık sürücü idaresindeki otomobilin seyir istikametini kapatarak kazaya neden olması …” şeklinde gerekçe gösterilerek katılanın asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Dikkat edileceği üzere katılanın sola dönüş hareketinin kontrolsüz ve müvekkil tarafından öngörülemez olduğu hem tanzim edilen raporlarca hem de mahkemenizce kabul edilmiştir. Hal böyleyken, MÜVEKKİLİN ARAÇLA SEYİR HALİNDEYKEN YAYA GEÇİDİNE YAKLAŞMIŞ OLMASI SEBEBİYLE KANUNİ SINIRLAR DÜZEYİNDE YAVAŞLAMIŞ OLDUĞU ve tüm dikkatini yola vermiş olduğu; katılanın ise gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kontrolsüzce yola girdiği göz önünde bulundurulduğu takdirde müvekkile kusur yüklenmesi yanlıştır. Kazanın oluşumunda hiçbir kast ve kusuru olmayan müvekkilin BERAATİNE karar verilmelidir.

    4- Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusuru bulunmamaktadır. Ayrıca kaza dolayısıyla meydana gelen zarara bizzat katılanın kendi kusuru sebebiyet vermiştir. Hal böyleyken müvekkilin, katılanın uğramış olduğu zararları gidermek gibi bir yükümlülüğü yoktur. Dolayısıyla müvekkil hakkında HAGB hükümlerinin uygulanmasında bir sakınca yoktur.

    5- Tüm bu açıklamış olduğumuz nedenler doğrultusunda müvekkil hakkında mahkemenizce verilmiş olan 3.360 TL ADLİ PARA CEZASI kaldırılarak müvekkilin beraatına karar verilmelidir. Mahkemeniz aksi kanaatte ise dosyanız hakkında verilen … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin
    ../../2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/.. K. Sayılı kararı ve diğer lehe kanun hükümleri doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda ayrıntısı ile açıklamış olduğumuz ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle müvekkil hakkında verilen ADLİ PARA CEZASInın kaldırılarak BERAATINA karar verilmesini aksi takdirde .. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin../..2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/.. K. Sayılı kararı, HAGB ve diğer lehe kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz. Saygılarımızla.09.02.2021

    Sanık Müfadi
    Av.