Yazar: admin

  • Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Sunumu

    Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Sunumu

    Yargılama süreci devam ederken, dava konusu edilen hukuki ilişkinin ortadan kalkması veya tarafların taleplerinin karşılanmış olması hâlinde, davanın konusuz kaldığı kabul edilmektedir. Bu tür durumlarda mahkemenin, esasa girerek hüküm kurması hukuken mümkün olmayıp, davanın konusuz kaldığına karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin durumuna göre takdir edilmesi gerekmektedir. Davanın konusuz kaldığının ileri sürülmesi, hem usul ekonomisi ilkesinin hayata geçirilmesi hem de gereksiz yargılama faaliyetlerinin önüne geçilmesi bakımından büyük önem taşır. Bu kapsamda sunulacak dilekçede, davanın hangi sebeplerle konusuz kaldığı açık, net ve somut biçimde ortaya konulmalı; dava açıldıktan sonra meydana gelen gelişmeler ve bunların hukuki sonuçları ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Ayrıca, tarafların hak ve menfaat dengesini gözeten bir yaklaşım benimsenerek, yargılama giderleri bakımından adil bir değerlendirme yapılması talep edilmelidir. Mahkemeye sunulan bu tür dilekçeler, uyuşmazlığın gereksiz şekilde sürdürülmesini engellemekte ve yargı mercilerinin iş yükünün azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Bu doğrultuda, aşağıda ayrıntılı olarak izah edilecek nedenlerle, işbu davanın konusuz kaldığının tespiti ile karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi talebiyle bu dilekçenin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Davanın Konusuz Kaldığına İlişkin Dilekçe Örneği

     

    ANTALYA …………….TÜKETİCİ MAHKEMESİ’NE

    DOSYA NO : …………….. E.

    DAVACI : ………….

    VEKİLLERİ : Av…………….

    DAVALI : …………………..

    KONU : Davanın konusuz kaldığının bildirilmesinden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR :

    Yukarıda dosya numarası ve tarafları belirtilen dosyaya ilişkin olarak, taraflar arasında protokol imzalanmış olup borçlu/davalı tarafça ilgili icra dosyasına ödeme taahhüdü verilmiştir.

    Bu kapsamda, her neviden talep, dava ve şikayet hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ödeme taahhüdü alındığı için davanın konusuz kaldığını beyan ederiz.

    Davalıların yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığına ilişkin dilekçesi de dosyada mevcuttur.

    Saygılarımızla.

    SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle davanın konusuz kaldığını bildirir gereğinin yapılmasını vekâleten arz ve talep ederiz.

    Davacı Vekilleri
    Av…………………

     

  • İstinaf Başvurusunun Reddine Karşı İtiraz Dilekçesi

    İstinaf Başvurusunun Reddine Karşı İtiraz Dilekçesi

    İstinaf başvurusunun reddine ilişkin kararlar, ilk derece mahkemesi hükümlerinin hukuki denetimden geçmesini engelleyebilecek nitelikte olup, adil yargılanma hakkı bakımından titizlikle değerlendirilmesi gereken kararlardır. Bölge adliye mahkemelerince verilen ret kararları, çoğu zaman usul veya esasa ilişkin hataların gözden kaçmasına, dolayısıyla telafisi güç hak kayıplarının doğmasına yol açabilmektedir. Bu nedenle, istinaf başvurusunun reddine karşı yapılacak itirazlar, yalnızca şekli unsurlarla sınırlı kalmamalı; aynı zamanda dosya kapsamındaki maddi vakıalar, hukuki değerlendirmeler ve deliller bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır. İtiraz dilekçesinde, ret kararının hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu açık, somut ve gerekçeli biçimde ortaya konulmalı; özellikle usul hükümlerine aykırılıklar, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır. Ayrıca, Anayasa’da güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ve etkili başvuru hakkı çerçevesinde, kararın yeniden incelenmesinin gerekliliği vurgulanmalıdır. Bu doğrultuda hazırlanacak itiraz dilekçesi, hem maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayacak hem de yargı denetiminin etkin şekilde işletilmesini temin edecektir. Aşağıda ayrıntılarıyla açıklanacak nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kaldırılması ve başvurunun esastan incelenmesi talebiyle işbu itiraz dilekçesinin sunulması zorunluluğu doğmuştur.

    İstinaf Başvurusunun Reddine Kararına Karşı İtiraz Dilekçesi Örneği

     

    …. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ CEZA DAİRESİ’NE

    Gönderilmek Üzere

                                                      … CEZA DAİRESİ’NE,

     

    DOSYA NO                                  : …/…

    İTİRAZ İSTEMİNDE

    BULUNAN SANIK                    :

     

    SAVUNMA:

    ADRESİ                                       :

    SUÇ                                               :

    SUÇ TARİHİ                               : …/…/…

    KARAR TARİHİ                        : …/…/…

    KONU                                           : …Ceza Dairesi’nin …/…/… gün …/… E. …/… K. sayılı kararına itiraz istemimizden ibarettir.

    AÇIKLAMALAR                       :

    1-) Dairenizin yukarıda belirtilen esasında kayıtlı bulunan dosyanın incelenmesinde;  süre yönünden zamanında yapılmayan istinaf başvurumuzun reddine dair karar verilmiştir.

    2-) Dairenizin yukarıda numarası yazılı kararının eksik inceleme sonucu alındığı, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatindeyiz.

    3-) Bu nedenle iş bu itiraz dilekçesini ……. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere, mahkemenize sunmak zorunluluğu hasıl olmuştur.

    SONUÇ VE İSTEM                                : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, red kararına itirazlarımızın değerlendirilmesi için, itiraz dilekçemizin …. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere,  kabulüne karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz. …/…/…

                                                                                                                                                                İtiraz Eden Sanık Müdafii

                                                                                                                                                       İle ilgili.

     

  • Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi

    Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi

    Taksirle yaralama suçu, failin kastı olmaksızın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı sonucu bir başkasının bedensel bütünlüğünün zarar görmesiyle oluşan ve ceza hukuku bakımından titizlikle değerlendirilmesi gereken bir suç tipidir. Bu tür dosyalarda, olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, nedensellik bağı ve somut deliller ayrıntılı biçimde incelenmeden sağlıklı bir hukuki sonuca ulaşılması mümkün değildir. Savunma dilekçesi ise, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve adil yargılanma ilkesinin somutlaştırılması açısından hayati öneme sahiptir. Bu kapsamda hazırlanacak savunmada, müvekkilin olayda kusurunun bulunmadığı veya kusur oranının düşük olduğu, olayın öngörülemez ve kaçınılmaz bir durumdan kaynaklandığı, gerekli dikkat ve özenin gösterildiği hususları açık ve somut verilerle ortaya konulmalıdır. Ayrıca, bilirkişi raporları, tanık beyanları, kamera kayıtları ve teknik incelemeler gibi delillerin hukuki değerlendirmesi yapılarak, isnat edilen fiilin unsurlarının oluşmadığı veya ceza sorumluluğunu gerektirmeyecek nitelikte olduğu vurgulanmalıdır. Bu doğrultuda düzenlenen savunma dilekçesi, hem müvekkilin haklarının korunmasına hem de yargı makamlarının sağlıklı bir karar vermesine katkı sunacaktır. Aşağıda ayrıntılarıyla açıklanacak nedenlerle, müvekkil hakkında isnat edilen taksirle yaralama suçundan beraatine karar verilmesi talebiyle işbu savunma dilekçesi sunulmaktadır.

     

    Taksirle Yaralama Suçu Savunma Dilekçesi Örneği

     

    … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

    DOSYA : 2020/.. E.

    SANIK :

    VEKİLİ :

    KATILAN :

    VEKİLİ :

    KONU : Beyan dilekçesi

    AÇIKLAMALAR :

    Ekli vekaletname uyarınca sanık vekili bulunmaktayız.

    1-Müvekkil hakkında Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma Suçundan .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/.. E. Sayılı dosyası ile açılan kamu davasında mahkemeniz, müvekkilin 3.360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. İşbu kararın katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine .. Bölge Adliye Mahkemesi .. Ceza Dairesi.././2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/… K. Sayılı ilamı ile dosyanın, “Basit Yargılama Usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu” bulunduğu gerekçesiyle .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2018/.. E. – 2019/.. K. Sayılı kararının BOZULMASINA karar vermiştir.

    2-Dava konusu kaza, müvekkil 16.04.2018 tarihinde aracı ile Liman Mahallesi Akdeniz Bulvarı istikametinde ilerlemekteyken katılan Gülşat YÜCEL’in bisikleti ile müvekkilin önüne aniden çıkması suretiyle gerçekleşmiştir.

    3-Davaya konu olay ile ilgili olarak her ne kadar 04.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda ve 28/08/2019 tarihli Adli Tıp raporunda müvekkilin tali kusurlu olduğundan bahsedilmişse de tanzim edilen raporlara bu yönüyle katılmıyoruz. Müvekkil kaza anı ve öncesinde üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmiştir. Dolayısıyla olayda kusuru bulunmamaktadır.

    Bu hususta mahkemenizce verilen 26.12.2019 tarihli kararda “…katılanın banket üzerinden seyirle yaya geçidine gelip kısa mesafeden sol tarafa dönüş manevrası ile yolun karşı tarafına KONTROLSÜZCE geçmeye çalışması neticesi sol gerisinden gelen sanık sürücü idaresindeki otomobilin seyir istikametini kapatarak kazaya neden olması …” şeklinde gerekçe gösterilerek katılanın asli kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Dikkat edileceği üzere katılanın sola dönüş hareketinin kontrolsüz ve müvekkil tarafından öngörülemez olduğu hem tanzim edilen raporlarca hem de mahkemenizce kabul edilmiştir. Hal böyleyken, MÜVEKKİLİN ARAÇLA SEYİR HALİNDEYKEN YAYA GEÇİDİNE YAKLAŞMIŞ OLMASI SEBEBİYLE KANUNİ SINIRLAR DÜZEYİNDE YAVAŞLAMIŞ OLDUĞU ve tüm dikkatini yola vermiş olduğu; katılanın ise gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kontrolsüzce yola girdiği göz önünde bulundurulduğu takdirde müvekkile kusur yüklenmesi yanlıştır. Kazanın oluşumunda hiçbir kast ve kusuru olmayan müvekkilin BERAATİNE karar verilmelidir.

    4- Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusuru bulunmamaktadır. Ayrıca kaza dolayısıyla meydana gelen zarara bizzat katılanın kendi kusuru sebebiyet vermiştir. Hal böyleyken müvekkilin, katılanın uğramış olduğu zararları gidermek gibi bir yükümlülüğü yoktur. Dolayısıyla müvekkil hakkında HAGB hükümlerinin uygulanmasında bir sakınca yoktur.

    5- Tüm bu açıklamış olduğumuz nedenler doğrultusunda müvekkil hakkında mahkemenizce verilmiş olan 3.360 TL ADLİ PARA CEZASI kaldırılarak müvekkilin beraatına karar verilmelidir. Mahkemeniz aksi kanaatte ise dosyanız hakkında verilen … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin
    ../../2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/.. K. Sayılı kararı ve diğer lehe kanun hükümleri doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda ayrıntısı ile açıklamış olduğumuz ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle müvekkil hakkında verilen ADLİ PARA CEZASInın kaldırılarak BERAATINA karar verilmesini aksi takdirde .. Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi’nin../..2020 tarihli 2020/.. E. – 2020/.. K. Sayılı kararı, HAGB ve diğer lehe kanun hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz. Saygılarımızla.09.02.2021

    Sanık Müfadi
    Av.

     

  • Müsadere Kararının Kaldırılması İstemli Dilekçe

    Müsadere Kararının Kaldırılması İstemli Dilekçe

    Müsadere, suçla bağlantılı olduğu kabul edilen eşya veya kazançların kamuya geçirilmesini öngören, ceza hukuku bakımından ağır sonuçlar doğuran bir güvenlik tedbiridir. Bu nedenle müsadere kararları, mülkiyet hakkına doğrudan müdahale niteliği taşıdığından, ancak kanunda öngörülen sıkı şartların varlığı hâlinde ve ölçülülük ilkesi gözetilerek uygulanmalıdır. Hukuka aykırı şekilde verilen veya somut olayın özellikleri dikkate alınmaksızın tesis edilen müsadere kararları ise telafisi güç hak kayıplarına yol açabilmektedir. Özellikle suça konu olmadığı açık olan, üçüncü kişilere ait bulunan ya da iyi niyetli zilyetlik kapsamında elde edilen eşyalar yönünden müsadere uygulanması, hem Anayasa’da güvence altına alınan mülkiyet hakkına hem de adil yargılanma ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu kapsamda, müsadere kararının kaldırılmasına yönelik dilekçelerde, olayın maddi boyutu ile hukuki değerlendirmesi ayrıntılı biçimde ortaya konulmalı, kararın hangi yönlerden hukuka aykırı olduğu somut delillerle açıklanmalıdır. Ayrıca, ilgili mevzuat hükümleri ve yerleşik yargı içtihatları çerçevesinde, mülkiyet hakkının korunmasına yönelik hukuki argümanlara yer verilmesi büyük önem taşır. Bu doğrultuda, aşağıda ayrıntılarıyla izah edilecek nedenlerle, hukuka aykırı olarak tesis edilen müsadere kararının kaldırılması talebiyle işbu dilekçenin sunulması gereği doğmuştur.

     

    Müsadere Kararının Kaldırılması İstemli Dilekçe Örneği

     

    … CEZA MAHKEMESİ’NE

     

     

    DOSYA NO          : …/ … E.

     

    SANIK                  :

     

    MÜDAFİİ             :

     

    ADRESİ                :

     

    SUÇ                       :

     

    KONU                   : Müsadere kararının kaldırılması istemimize ilişkindir.

     

    AÇIKLAMALAR   

     

    1-) Müvekkilimiz hakkında …/ …/ … tarihinde … Cumhuriyet Savcılığı’nın …/… Hazırlık nolu dosyasının kabulü ile mahkemenizde … suçundan kamu davası açılmış ve emanetin …/ … sırasında kayıtlı … marka av tüfeği ile emanetin …/ … sırasında kayıtlı … marka kuru sıkı tabancanın müsaderesine karar verilmiştir.

     

    2-) Olayın gerçekleştiği …/…/… tarihinde … Polis Karakolu’nda görevli polis memurları tarafından düzenlenen ve dosyada yer alan … sayılı tutanakta; dava konusu eylemin … marka av tüfeği ile gerçekleştirildiği yer almaktadır.

     

    3-) İlgili tutanaklardan da anlaşılacağı üzere, suçta kullanılmadığı kabul edilen ve bulundurulması da bizatihi suç teşkil etmeyen … marka kuru sıkı tabancanın müsaderesine karar verilemeyeceği açıktır.

     

    4-) Buna göre; emanetin …/ … sırasında kayıtlı bulunan ve suçta kullanılmadığı sabit olan … marka kuru sıkı tabanca hakkında verilen müsadere kararının kaldırılması için mahkemenize başvurulması zorunluluğu doğmuştur.

     

    HUKUKİ NEDENLER          : 5237 S. K. m. 54; 5271 S. K. m. 256, 257, 258, 259.

     

    SONUÇ VE İSTEM                       

    Yukarıda açıkladığımız sebeplerden dolayı, emanetin …/ … sırasında kayıt altına alınan müvekkilimize ait … marka kuru sıkı tabanca hakkında verilen müsadere kararının kaldırılmasına karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

     

     

    Sanık Müdafii

        Av.

     

  • Muhabere Dilekçesi

    Muhabere Dilekçesi

    Muhabere dilekçesi, yargılama ve icra süreçlerinde mahkemeler, savcılıklar, icra müdürlükleri ve diğer resmi kurumlar arasında bilgi ve belge temin edilmesini sağlamak amacıyla kullanılan önemli bir hukuki başvuru aracıdır. Uyuşmazlığın sağlıklı ve adil biçimde çözümlenebilmesi için, dosya kapsamına girmesi gereken evrakların eksiksiz şekilde temin edilmesi büyük önem taşır. Bu kapsamda sunulan muhabere dilekçeleri, davanın aydınlatılmasına katkı sağlamakta, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına hizmet etmekte ve yargılamanın gereksiz yere uzamasını önlemektedir. Özellikle tarafların tek başına ulaşmasının mümkün olmadığı kayıt, belge ve resmi bilgilerin ilgili kurumlardan talep edilmesi, muhabere yoluyla sağlanmaktadır. Bu nedenle, dilekçede talep edilen bilgi ve belgelerin açık, somut ve gerekçeli biçimde belirtilmesi, sürecin etkinliği açısından kritik öneme sahiptir. Ayrıca, muhabere talebinin hukuki dayanağının doğru şekilde ortaya konulması ve yargılamayla olan bağlantısının net biçimde kurulması gerekmektedir. Usule uygun şekilde hazırlanan muhabere dilekçeleri, hem delil toplama sürecini hızlandırmakta hem de yargı makamlarının doğru ve isabetli karar vermesine katkı sağlamaktadır. Bu çerçevede düzenlenen işbu muhabere dilekçesi, dosya kapsamında ihtiyaç duyulan bilgi ve belgelerin temini amacıyla sunulmuştur.

     

    Muhabere Dilekçesi Örneği

     

    X AİLE MAHKEMESİ’NE

    Gönderilmek Üzere

    Y AİLE MAHKEMESİ’NE

    DAVACI: ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    VEKİLİ (VARSA) : ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    DAVALI: ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    VEKİLİ (VARSA): ( ADRES , TC , AD SOYAD )

    KONU: (Bu kısma dilekçenizin hangi konuda  yazıldığını kısaca belirtmelisiniz.)

     

    AÇIKLAMALAR:

    (Bu kısımda mahkemenin dikkatine sunmak istediğiniz hususları ve taleplerinizi ayrıntılı bir şekilde belirtip var ise delillerinizden de bahsetmeli ve delili Ek ksımına yazmalısınız.)

    HUKUKİ SEBEPLER: (Dilekçenizi hangi hukuki mevzuata dayandırdığınızı burada belirtmelisiniz)

     

    HUKUKİ DELİLLER: (Bu kısımda açıklamalar kısmında ayrıntılı şekilde anlattığınız olayları ispatlayacak delillerinizden, toplanmasını istediğiniz belgelerden ve yargılama sırasında dinlenmesini istediğiniz tanıklarınızın isim ve adreslerini bildirmelisiniz.)

     

    İSTEM VE SONUÇ: (Bu kısımda mahkemeden bulunduğunuz taleplere ilişkin bilgilere yer vermelisiniz)

     

    EK: 

    Davacı İsim Soyisim

    İmza

     

  • Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi Talebi Dilekçesi

    Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi Talebi Dilekçesi

    Hapis cezasının konutta çektirilmesi, infaz hukukunda hükümlünün kişisel, ailevi ve sosyal koşullarının gözetilmesini amaçlayan, insani ve ölçülü bir infaz yöntemi olarak öne çıkmaktadır. Ceza infaz sisteminin temel hedeflerinden biri, hükümlünün topluma yeniden kazandırılması ve cezalandırmanın orantılılık ilkesine uygun biçimde yerine getirilmesidir. Bu doğrultuda, mevzuatta öngörülen şartların varlığı hâlinde, hapis cezasının ceza infaz kurumunda değil, konutta infaz edilmesi mümkündür. Özellikle sağlık durumu, yaş, engellilik hali, hamilelik, çocuklu olma durumu ve aile birliğinin korunması gibi hususlar, konutta infaz talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınan başlıca unsurlar arasında yer almaktadır. Bu kapsamda hazırlanacak dilekçede, hükümlünün kişisel durumu somut belgelerle desteklenmeli, cezanın cezaevi koşullarında infazının doğuracağı telafisi güç zararlar açık ve anlaşılır biçimde ortaya konulmalıdır. Ayrıca, talebin dayandığı yasal düzenlemeler ve yerleşik yargı içtihatlarına atıf yapılarak hukuki gerekçeler güçlendirilmelidir. Tüm bu nedenlerle, aşağıda ayrıntılı şekilde açıklanacak hususlar çerçevesinde, hapis cezasının konutta çektirilmesine karar verilmesi istemiyle işbu dilekçenin sunulması zorunluluğu doğmuştur.

     

    Hapis Cezasının Konutta Çektirilmesi İstemli Dilekçe Örneği

     

    …. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE;

     

     

    İSTEM SAHİBİ

    (HÜKÜMLÜ)                            :

     

    MÜDAFİİ                           :

     

    KONU                                 : Mahkemeniz …/…/… tarih ve …/… Karar sayılı                                                                                                                                               kararıyla … … hakkında hükmedilen 5 ay hapis cezasının  konutta çektirilmesine karar verilmesi istemimizi içerir dilekçemizden ibarettir.

     

     

                       A Ç I K LA M A L A R                   

     

    1 – Müvekkil hükümlü … …, mahkemenizin …/…/… tarihli, …/… esas ve …/… karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151. maddesi hükmü gereğince beş ay hapis cezasına çarptırılmış, kararın kesinleşmesini müteakip yakalanarak cezası infaz edilmek üzere … Kapalı Cezaevi’ne konulmuştur.

     

    2 – Ekli kimlik bilgilerinde de görüleceği gibi müvekkilim halen 68 yaşındadır. Mahkemenizce hükmedilen hapis cezasının süresi ve müvekkilin yaşı dikkate alındığında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110/2 maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmiş bulunduğu görülecektir. Kronik şeker hastalığından rahatsızlığı bulunan  müvekkilim halen tutulduğu … Kapalı Cezaevi’nin bulunduğu ilçede ikamet etmekte ve ekonomik ve sosyal konumu açısından mahkumiyetinin konutunda infazına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Müvekkilin hastalığı ve bakıma ihtiyaç duyduğu gerçeği karşısında cezasının kapalı infaz kurumunda çektirilmeye devam edilmesi telafisi imkansız zararlara yol açabilecektir.

     

    HUKUKİ NEDENLER              : 5275 S. K. m. 110. , 5237 S. K. m. 151.

     

    İSTEM VE SONUÇ                       

    Yukarıda ortaya koyduğumuz nedenlerle, 68 yaşında olup 5 ay hapis cezasına çarptırılan müvekkilim … …’nin …/…/… tarihinde infazına başlanan hapis cezasının kalan kısmının 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110/2 maddesi hükmü doğrultusunda konutunda çektirilmesine karar verilmesini mahkemenizden saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz. …/ …/ …

     

    Hükümlü … …

    Müdafii Av.

     

     

     

    EK: Nüfus Bilgileri

     

  • Usulsüz Tebliğe Dayalı Şikayet Davasına Cevap Dilekçesi

    Usulsüz Tebliğe Dayalı Şikayet Davasına Cevap Dilekçesi

    Usulsüz tebliğe dayalı şikayet davaları, icra ve yargılama süreçlerinde tarafların temel haklarını doğrudan etkileyen, büyük önem arz eden hukuki uyuşmazlıklar arasında yer almaktadır. Tebligat işlemleri, tarafların savunma hakkını etkin şekilde kullanabilmesini sağlamak amacıyla, kanunda öngörülen şekil ve esaslara uygun biçimde gerçekleştirilmelidir. Bu kurallara aykırı yapılan tebliğler, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurmakta ve yargılamanın adil şekilde yürütülmesini engellemektedir. Bu kapsamda açılan şikayet davalarına karşı sunulacak cevap dilekçeleri, hem maddi vakıaların hem de hukuki gerekçelerin açık, net ve sistematik bir biçimde ortaya konulmasını gerektirir. Cevap dilekçesinde, tebliğ işleminin usulüne uygun yapıldığının somut delillerle ispatlanması, iddiaların hukuki dayanaklarının ayrıntılı şekilde açıklanması ve ilgili mevzuat ile içtihatlara yer verilmesi büyük önem taşır. Ayrıca, yargılamanın gereksiz yere uzamasının önlenmesi ve hak kayıplarının doğmaması adına, sürelere titizlikle riayet edilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede hazırlanan usulsüz tebliğe dayalı şikayet davasına cevap dilekçesi, hem usul hem de esas yönünden güçlü bir savunma ortaya koymalı ve mahkemeye sağlıklı bir değerlendirme imkânı sunmalıdır.

     

    Usulsüz Tebliğe Dayalı Şikayet Davasına Cevap Dilekçesi Örneği

     

    ANTALYA 6. İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ’NE

    DAVALI : ……….

    VEKİLLERİ : Av. ……….

    DAVACI :……….

    VEKİLİ : Av………….

    KONU : Cevap dilekçemizin sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR :

    Ekli vekâletname ve yetki belgesi uyarınca………… Vekilleriyiz. (EK-Vekaletname ve Yetki Belgesi)

    Davacı taraf şikayet dilekçesinde özetle;

    “Davacı taraf aleyhine Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi ……. Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini , ödeme emri tebliğinin 21/1 uyarınca muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle komşuya sorulduğunu, sorulan komşunun isminin mazbatada yazılı olmadığından tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle tebliğ tarihinin ……….. olarak tespitini” talep etmiştir.

    Müteveffa ile müvekkil banka arasında imza ve tanzim olunan Bankacılık Hizmet Sözleşmesi’ne istinaden karşı tarafa ………. numaralı kredi kartı , ……….. tek hesap ve ………numaralı destek kredisi açılıp kullandırılmıştır.

    Müteveffa söz konusu krediyi kullanımından doğan borcunu ödemeyerek, sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle hesabı kat edilerek, temerrüt ve muacceliyet ihbarnameleri ile ihtarname gönderilmiştir.

    Süresinde borcun ödenmemesi üzerine müteveffa hakkında icra takibine geçilmek istenmişse de ……..tarihinde vefat ettiği öğrenilmiştir.

    Akabinde………. tarihinde tarafımızca Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ………. Esas sayılı dosyası ile mirasçılık belgesi alınmış olup yasal mirasçısı olan davacı ………… aleyhine Antalya ……… İcra Dairesi ………Esas sayılı dosyası ile takibe geçilmiştir.

    Ödeme emri ……… tarihinde tebliğ edilmiş olup karşı taraf …… havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.

    Öncelikle işbu dava usul ve esasa aykırı olup reddi gerekmektedir. Şöyle ki;

    USULE İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ:

    Ödeme emri kapalı tebligatı icra dairesi tarafından……… tarihinde hazırlanmış ve ………. tarihinde tebliğ edilmiştir.

    Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK’nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük süre içinde icra mahkemesine yapılması zorunludur.

    “İİK Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
    Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.”

    Usulsüz tebligatın öğrenilmesinden itibaren itiraz süresi 7 gündür. Tebligat………. tarihinde tebliğ edilmiş süresinde itiraz edilmemiş olup işbu dava tarihi de………. ‘ dir.

    “12. HD. 05.11.2012 T. 14953/31384
    ..Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, itirazını, İİK’nun 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. İtiraz süresi ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.”

    “Yargıtay Kararı – 12. HD., E. 2018/243 K. 2018/11605 T. 15.11.2018
    …usulsüz tebligat şikayetinin; Tebligat Kanunu 32. madde gereğince usulsüz tebligatı öğrendikten itibaren 7 gün içerisinde şikayet yoluna başvurması gerekmesi karşısında, borçlu tebligattan 21/8/2015 tarihinde haberdar olduğunu bildirdiği halde, İİK’nin 16/1. maddesinde öngörülen yasal 7 günlük süreden sonra 04.09.2015 tarihinde icra mahkemesine şikayette bulunmuştur.
    O halde, mahkemece şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.”

    Kaldı ki e-devlet , Uyap Vatandaş Portal kanallarından icra takibinin öğrenilme tarihi görülmektedir. UYAP kütüğü okundu bilgisini kaydediyor ve “öğrenme” ile başlayan süreler işlemeye başlıyor. Mahkemeniz takdirinde olmak üzere araştırılmasını talep ederiz.

    “Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2020/90 E, 2020/141 K. YD. 12. HD 2020/4270 E. 2020/6852 K.
    İcra takip dosyasının UYAP üzerindeki kaydının incelenmesinde; Taşınmaz haczine dair (17.07.2018 tarihli “Taşınmaz Bilgisi Evrakı” adı altında kayıtlı) evrakın evrak işlem kütüğüne bakıldığında, şikayetçi borçlu Hasan A..I’ün, UYAP üzerindeki resmi kayıtlara göre şikayete konu takip dosyasından 26.02.2019 tarihi itibariyle haber olduğu ancak işbu şikayet için icra mahkemesine 7 günlük süre geçtikten sonra 24.04.2019 tarihinde başvurduğu anlaşıldığından dairemizce şikayetin hak düşürücü süreden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. ”

    ESASA İLİŞKİN İTİRAZLARIMIZ:

    ” Madde 21 – (Değişik : 6/6/1985 – 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. ”

    Ödeme emri, TK. 10, “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.” hükmüne göre tebligat, tarafımızca bilinen ve aynı zamanda mernis adresi olan adrese yapılmıştır.

    Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Maddenin lafzından da anlaşılacağı üzere durumu en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirmek gerekirken muhtara tebliğ olduğundan komşuların isminin mazbatada yer alma zorunluluğu aranmamaktadır.

    Huzurdaki davaya konu tebliğ mazbatasında da görülmektedir ki evrak muhtara tebliğ edilmiş olup muhtarın ismi soy ismi ve mührü mevcuttur. Açıklanan bu nedenlerle tebligat kanunu 21/1 uyarınca tebliğ gerçekleşmiş olup herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır.

    DELİLLER : Antalya ……….. İcra Dairesi……… Esas sayılı dosyası ve sair her türlü delil

    HUKUKİ NEDENLER : İİK ve sair her türlü hukuki mevzuat

    SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda izah edilen tüm nedenlerle;

    Haksız ve dayanaksız davanın öncelikle USULDEN aksi halde ESASTAN REDDİNE,

    Vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesi istemimizi sunarız.

    Saygılarımızla.

    Vekilleri,

     

  • İcra 103 Davetiyesine İtiraz Dilekçesi

    İcra 103 Davetiyesine İtiraz Dilekçesi

    Tarafıma tebliğ edildiği bildirilen ve İcra ve İflas Kanunu’nun 103. maddesi uyarınca düzenlenen davetiye içeriğine karşı, yasal süresi içerisinde itiraz etme zorunluluğu doğmuştur. Söz konusu davetiye, icra dosyasına konu edilen alacağın hukuki dayanağı, borcun varlığı ve miktarı ile fer’ileri bakımından açık, denetlenebilir ve somut verilere dayalı bir açıklama içermemektedir. Davetiyede belirtilen borç tutarı gerçeği yansıtmamakta; faiz başlangıç tarihi, uygulanan faiz oranı ve masraf kalemleri yönünden hatalı ve belirsiz hesaplamalara yer verilmektedir. Bunun yanı sıra, icra takibine esas alınan belge ve kayıtlar tarafıma usulüne uygun biçimde tebliğ edilmemiş olup, bu durum savunma ve itiraz hakkımın etkin şekilde kullanılmasını engellemiştir. Hukuki dinlenilme hakkı ve silahların eşitliği ilkesi gereğince, borçluya yöneltilen talep ve iddiaların açık, anlaşılır ve somut şekilde ortaya konulması zorunludur. Eksik ve hatalı bilgilerle düzenlenen 103 davetiyesinin hukuki sonuç doğurması mümkün değildir. Bu nedenle, aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacak sebepler doğrultusunda işbu itiraz dilekçesinin sunulması gereği doğmuştur.

     

    İcra 103 Davetiyesine İtiraz Dilekçe Örneği

     

    … İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE,

    DOSYA NO                      : …/….

    İTİRAZ EDEN

    (BORÇLU)                    :

    TC KİMLİK NUMARASI :

    ADRES                             :

    VEKİLİ                             :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    ADRES                                         :

    (Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

    KARŞI TARAF

    (ALACAKLI)                               :

    TEBLİĞ TARİHİ                        :

    KONU                                           :  103 davetiyesine itirazlarımızın sunulmasıdır.

    AÇIKLAMALAR                        :

    1-) Yukarıda bilgileri verilmiş olan dosya kapsamında …/…/… tarihinde ….. adresinde gerçekleştirilmiş olan haciz işlemine ilişkin olarak tarafımıza gönderilmiş olan davet kağıdında dosya alacaklısı olarak (K) İsimli şahıs gösterilmiştir. Oysaki dosya alacaklısı (L) İsimli şahıstır.

    2-) Ayrıca, yine davet kağıdında üzerine haciz konulduğundan bahisle bilgileri verilen XXX Plakalı araçlar, (A) adına kayıtlı olup, (B) adına kayıtlı değildir.

    3-) 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun;  103. maddesinde;

    “Tutanak tutulurken alacaklı, borçlu veya namlarına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunmazsa, bulunmayan alacaklı veya borçlu üç gün içinde tutanağı tetkik ve diyeceği varsa söylemesi için icra dairesine davet olunur. Kanunen ilavesi gereken müddetler mahfuzdur. Haciz sırasında borçlu veya alacaklı adına Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebellüğe yetkili kimse bulunduğu takdirde haciz tutanağının bir örneği bulunan şahsa verilir. Borçluya veya alacaklıya ayrıca haber verilmez.

    düzenlemesi yer almaktadır.

    4-) Belirtilen nedenlerle, gönderilen davet kağıdına itirazlarımızı sunma ve yanlışlıkların düzeltilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

    HUKUKİ SEBEPLER    : 2004 S. K. m. 102, 103, 104

    SONUÇ VE İSTEM         : Yukarıda açıkladığımız sebeplerle; itirazlarımızı bildirir, gereğinin yapılmasını müvekkilimiz adına vekaleten talep ederiz. …/ …/ …

    EKLER :

    1-) …/…/… tarihli haciz tutanağı                 

    2- ) Bir adet onaylı vekaletname örneği.(Vekil Varsa)

    Borçlu

    (VarsaVekili)