Cinsel taciz suçu, bireyin bedensel ve ruhsal bütünlüğünü doğrudan etkileyen, insan onurunu zedeleyen ve ceza hukuku bakımından ciddi yaptırımlara bağlanan bir fiildir. Bu suçun mağduru olan kişinin, yaşanan olayları doğru, eksiksiz ve hukuki çerçeveye uygun biçimde adli mercilere aktarması, hem etkin bir soruşturma yürütülmesi hem de adaletin sağlanması açısından büyük önem taşır. Bu kapsamda hazırlanacak cinsel taciz suçu beyan dilekçesi, olayın oluş şekli, zamanı, yeri, tarafların kimlik bilgileri, varsa tanık anlatımları ve delillerin açıkça ortaya konulmasını gerektirir. Beyanın net, tutarlı ve denetime elverişli olması; savcılık ve mahkeme makamlarının maddi gerçeğe ulaşmasını kolaylaştırır. Ayrıca dilekçede, mağdurun maruz kaldığı eylemin hukuki nitelendirmesi yapılmalı ve korunma talepleri somut biçimde ifade edilmelidir. Usulüne uygun şekilde sunulmayan veya eksik bilgiler içeren beyanlar, sürecin uzamasına ve hak kayıplarına yol açabileceğinden, uzman bir avukatın hukuki desteğiyle hareket edilmesi önemlidir. Aşağıda yer alan örnek ve açıklamalar, cinsel taciz suçu kapsamında beyan dilekçesinin doğru şekilde hazırlanmasına rehberlik etmek amacıyla sunulmuştur.
Cinsel Taciz Suçu Beyan Dilekçesi Örneği
.… … CEZA MAHKEMESİ’NE,
DOSYA NO : …/… E.
MÜŞTEKİ :
VEKİLİ :
SANIK:
SAVUNMA:
KONU : Esasa İlişkin Beyanlarımızı İçerir Dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR :
1-) Mahkemenizin … tarihli oturumunda, tarafımıza verilen süre içinde sunduğumuz esasa ilişkin beyanlarımız aşağıdaki gibidir.
2-) Henüz ….. yaşında olan müvekkilimiz suç duyurusu dilekçemizde de açıkça belirtmiş olduğumuz gibi sanığın cinsel tacizine maruz kalmıştır. Sanığın müvekkilimizin yakın bir arkadaşının abisi olması ve aynı zamanda komşuları da olması sebebiyle olay daha vahim bir durum arzetmektedir. Müvekkilimiz henüz çocuk sayılabilecek bir yaşta olduğundan veçhile, sanığa bir abi yakınlığı ve güveni duyarak onun bisikletine binme ve birlikte dolaşma fikrine razı olmuş ve çocukça bir hevesle yaklaşmıştır.
3-) Sanık müdafii, …/…/… tarihli dilekçesinde yaşanan cinsel taciz suçunu inkar etme yoluna gitmiştir. Oysa o yaşta bir çocuk olan müvekkilimizin bu durumu kendi kafasında yaratma ya da uydurma gibi bir durumu sözkonusu olamaz. Olayın şoku ve korkusu içinde evine döndüğünde annesinin hareketlerinden şüphe duyarak üzerine gitmesi ve tabiri caizse ağzından laf almaya çalışmasıyla olay ortaya çıkmıştır.
4-) Müvekkilimiz ve yaşı ve konumu itibariyle bu durumu kaldıramayacak durumda olup, yaşanan bu olay neticesinde psikolojisi de oldukça bozulmuş, kendi başına yalnız olarak sokağa çıkmaktan çekinir hale gelmiştir. Hatta okula dahi giderken aile büyüklerinden birisinin yanında birlikte gitmesini istemektedir. Alınacak adli tıp kurumu raporu ile bu durum daha net olarak ortaya çıkacaktır.
5-) Yaşanan bu olay neticesinde sanık hiçbir şey olmamış gibi davranmaya ve müvekkilin evine bir şey bahane ederek ve komşu olmalarına dayanarak girip çıkmaya devam etmiş ve müvekkilimiz onu her gördüğünde korku yaşayarak odasından çıkamayacak hale gelmiştir. Sanık müdaafii esas hakkındaki savunmasında “müvekkilimizin herhangi bir kastı yoktur” şeklinde bir savunma yapmıştır. Oysa işlenen cinsel taciz suçunun sanığın iradesi ve kastı dışında işlenmesi mümkün değildir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan, sanığın üzerine atılı bulunan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…
Müşteki Vekili
İle ilgili.

Bir yanıt yazın